Lead to türkçesi Lead to nedir

  • Neden olmak.
  • -e yol açmak.
  • Birini -ye götüren.
  • Sürüklemek.
  • Sonucunu doğurmak.
  • Yol açmak.
  • Götürmek.
  • -e gitmek.
  • Sebep olmak.
  • -e neden olan.
  • -ye giden.
  • Beraberinde getirmek.
  • -ye gelen -.

Lead to ile ilgili cümleler

English: Ambiguous phrases in general lead to amusing interpretations.
Turkish: Çok anlamlı sözcük grupları genelde komik çevirilere neden olur.

English: All roads lead to Elsinore.
Turkish: Bütün yollar Elsinore'a çıkar.

English: All roads lead to Rome.
Turkish: Her yol Roma'ya çıkar.

English: A new study suggests that hospital records for patients older than 65 are often incorrect, which may lead to serious treatment errors.
Turkish: Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.

English: Carelessness can lead to a serious accident.
Turkish: Dikkatsizlik ciddi bir kazaya neden olabilir.

Lead to ingilizcede ne demek, Lead to nerede nasıl kullanılır?

Lead : Baş rol. Bir oyunda birinci derecedeki rol. Önderlik etmek. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öncülük yapmak. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Başı çekmek. Başını çekmek. İskandil. Sürmek.

 

To : -mek -mak (mastar). Ya. E doğru. -e kadar. Karşı. İla. Arasında. Kala. Kadar. E.

Lead to believe : O ikna olmuştu. -olduğuna inanmasına neden oldu. -in doğru olduğunu düşünmesine neden oldu.

Lead to death : Ölüme neden olmak. Ölüme yol açmak. Ölüme sebep olmak.

Lead to the altar : Evlenmek. Dünya evine girmek.

All roads lead to rome : Her yol roma'ya çıkar. Her şey aynı yerde son bulur. Tüm yollar roma'ya çıkar. Bütün yollar roma'ya çıkar. Hepsi aynı kapıya çıkar. Sonuç olarak tüm yollar aynı yere götürür.

İngilizce Lead to Türkçe anlamı, Lead to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lead to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring along : Yanında getirmek. Getirmek. Gelişmesini hızlandırmak.

Arrest : Tevkif etmek. Çekmek. Geliş. Tutuklama. Yakalamak. Önlemek. Tutuklamak. Bloke etmek. Gelen kimse.

Carry : Onaylamak. Kabul edilmek. Yardım etmek. Sevketmek. Taşımak. Elde etmek. Menzili olmak. Büyülemek. Ağırlığını çekmek. Bulundurmak.

Carry away : Coşturmak. Ayartmak. Alıp götürmek. Heyecanlandırmak. Kendinden geçirmek. Büyülemek. Aparmak. Taşımak.

Drifts : Şaşırmak. Hayatın akışına bırakmak. Birikmek. Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Toplanmak. Yığılmak. Yığmak. Tıkanmak. Sürüklenmek.

Inclines : Yöneltmek. Eğmek. Bayır. Meyletmek. Yönlendirmek. Eğilimi olmak. Yatkın olmak.

Betaken : Götürülmek. Başvurulan.

Bear away : Taşımak. Sallanmak (gemi). Yönünü değiştirmek.

 

Eat away : Erozyona uğratmak. Yemek. Aşındırmak. Yavaş yavaş aşındırmak. Yavaş yavaş yemek. Yiyip durmak. Yavaş yavaş yok etmek.

Lead to synonyms : beat a path, drifted, bonking, drag, head for, occasion, carried, drift, eaten away, drag away, dragging, begetting, cause, resort to, breed, blaze a trail, conduces, conduce, call forth, dragged, bonk, drail, blaze the trail, causes, begotten, result in, inspire, create, leading to, drags, induce, brings, bring.