Leadier türkçesi Leadier nedir
Leadier ingilizcede ne demek, Leadier nerede nasıl kullanılır?
Leadin : Giriş kablosu.
Leading : Yol gösteren. Satır aralığı. Ana. Öncülük eden. İma. Kurşun kaplama. Yöneten. İleri gelen. Önde olan. Rehberlik.
Leading article : Başyazı. Başmakale. Müşteri çekici ucuz mal.
Leading axle : Kılavuz boji. Ön aks kılavuz dingil. Kılavuz dingil. Ön aks.
Leading case : Örnek dava. Emsal karar. Emsal hüküm. İçtihat. Emsal oluşturan olay.
Leading current : Ön akım. Evresi önde akım.
Leading coeficient : Başkatsayı.
Leading coefficient : Baş katsayı.
Leading in cable : Giriş kablosu. Abone giriş kablosu.
Leading industry : Sürükleyici sanayi. İleriye doğru bağlantısı ve geriye doğru bağlantısı yüksek olan ve diğer kesimleri etkileyip yönlendiren sanayi kesimi.
İngilizce Leadier Türkçe anlamı, Leadier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leadier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Horsehide : At derisi. At postundan yapılan deri.
Fleece : Kırkmak. Kaplamak. Aldatmak. Dolandırmak. Yolmak. Soyup soğana çevirmek. Koyunun bir kerede bütün derisinden kırkılan yapağı. Yapağı. Pösteki.
Malik : Bir soyadı. Allah'ın 99 isminden biri ( arapça'da tanrı). Bir erkek ismi. Küçük asya'nın bazı bölgelerinde bir toplum yada kasabanın lideri.
Shammy : Güderi parçası (madeni yüzeyleri parlatmak için kullanılan). Güderi. Süet.
Father : Kurucu. Baba olmak. Babalık yapmak. Yaratmak. İcat etmek. Üzerine atmak. Atfetmek. Yaratıcı. Papaz. Babalık etmek.
Captain : Başkomiser. Bir ayaktopu takımında oyuncuları oyun içinde yöneten, hakem ile konuşmada ve törenlerde takımı temsil etme yetkisi bulunan, sol kolunda özel renkli bir bant (işaret) taşıyan oyuncu. Kaptanlık etmek. Yönetmek. Yüzbaşı. Baş garson. Kaptanlık yapmak. Şef. Takımı temsil eden oyuncu. Kumanda etmek.
Torchbearer : Meşale tutan kimse. Işık tutan kimse. Kampanya veya hareket lideri. Meşale taşıyıcı.
Lawgiver : Kanun yapıcı. Kanun yapan kimse. Kanuni. Yasa yapan kimse. Kanun yapıcısı.
Kidskin : Oğlak derisi. Genç keçi derisi.
Superman : Üst-insan. İnsanüstü insan. Üstinsan. Üstün insan. Süpermen.
Leadier synonyms : civic leader, piece of leather, puppet ruler, misleader, higher up, fugleman, pied piper, chammy leather, animal skin, role model, presiding officer, crushed leather, whit leather, choragus, strike leader, white leather, glove leather, religious leader, puppet leader, pol, military leader, point man, civil leader, ubermensch, galvaniser, political leader, point woman, ooze leather, cordovan, nationalist leader, imam, head, individual.
Leadier zıt anlamlı kelimeler, Leadier kelime anlamı
Employee : Çalışan. Eleman. İşçi. Görevli. Personel. Müstahdem. Memur. Adam. Hizmetli.
Follower : Ahşap başlık. Hizmetli. Yandaş. Havari. Başlık. Mürit. Taraftar. Peyk. Baskıcı. Hayran.
Inferior : İkinci derecede. Alt. İnferiyor. Alt veya aşağı anlamında. Kalitesiz. Ast olan kimse. Ast rütbede. Aşağı derecede olan kimse. Aşağı.

Bu kısımda Leadier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leadier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leadier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leadier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.