Kurşunlu nedir, Kurşunlu ne demek

Kurşunlu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat, özel olarak kullanılır.

  • İçinde kurşun elementi bulunan.
  • Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
  • Kurşunlanmış olan.
  • Kubbesi kurşunla örtülü.

"Kurşunlu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kurşunlu cami."
  • "Kurşunlu antimon."

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bursa şehri, Gemlik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Bayramiç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Diyarbakır şehrinde, Dicle belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa kenti, Devecikonağı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa ilinde, Karacabey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Antalya şehrinde, Aksu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, Kavak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Malatya iline bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Selendi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat şehrinde, Zile ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ilinde, Sarayönü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas kenti, Ortakent nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bursa şehri, İnegöl ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bilecik kenti, Gölpazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Kurşunlu hakkında bilgiler

Kurşunlu, Türkiye'nin Çankırı iline bağlı ilçe.

Kuzeyinde Bayramören ve Kastamonu ili, doğusunda Ilgaz ve Korgun, güneyinde Şabanözü ve Orta, batısında Orta, Atkaracalar ve Bayramören ilçeleri vardır. Kurşunlu ilçe merkezi; Beşpınar, Cömertler, Çal, Erenler, Hacıbekir, Kale, Kalekapu, Müslüm, Yenimahalle, Yeşilmahalle mahalleleri olmak üzere on mahalleden oluşur. İlçeye bağlı Çavundur, Dumanlı, Hacımuslu, Sivricek ve Taşkaracalar beldeleri bulunmaktadır. İlçe merkezinin il merkezine uzaklığı 83 kilometredir.

1944 yılında ilçe olmuştur.

Kurşunlu kısaca anlamı, tanımı:

Kurşun : Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi.

Çankırı : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Kubbe : Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet.

Örtü : Yapılarda çatı, dam. Örtmek için kullanılan şey, vualet.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Kuzey : Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı.

 

Bayram : Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.

Kastamonu : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İçinde : Ortamında. ... ile dolu bir biçimde. Süresince, zarfında.

Örtülü : Örtüsü olan. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış.

Bağlı : Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Sınırlanmış, sınırlı. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Kurşunlu cam : İçinden geçen gama ışınımının zayıflama düzeyini artırmaya yarayan kurşun bileşimli saydam ekran.

Kurşunlu kalay örtülü saç : [Bakınız: kurşunlu teneke]

Kurşunlu kauçuk : Esnek koruyucu ekran olarak kullanılan kurşun bileşimli kauçuk.

Kurşunlu mahzen : İstanbul'da tüm tersane gereçlerinin saklandığı depo.

Kurşunlu teneke : Kurşun ve kalayla örtülmüş ince çelik şerit.

Diğer dillerde Kurşunlu anlamı nedir?

İngilizce'de Kurşunlu ne demek? : [Kurşunlu] adj. leaded, leady, plumbiferous

n. class

n. desk, chair, professorial chair, professorship, pulpit, stand, bench, dais, green table, rostrum, tribune

Fransızca'da Kurşunlu : plombé/e, plombeux/euse