Lebe nedir, Lebe ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tabakhanelerdeki havuzun dibine birikmiş kireç tortusu ve kıl karışımı.

Lebe ile ilgili Cümleler

  • Hitler Doğu Avrupa'da lebensraum istedi.
  • Meri'yi Türkçe yazıyorsak eğer, bu filmin adına Das Leben Der Anderen diyebilir miyiz?

Lebe anlamı, kısaca tanımı

Lebedir : Kayıp

Lebedir olmak : Kaybolmak.

Leben : Ağaç bıçkısı, hızar. Yoğurt.

Lebeni : Yayla çorbası.

Lebesgue : 1875-1941. Henri Lebesgue, Fransız matematikçisi. Esas çalışma alanları fonksiyonlar teorisi, seriler teorisi, ölçümler teorisidir.

Lebesgue kümesi : Bir fonksiyonun tüm Lebesgue noktalarının kümesi.

Lebesgue ölçülebilir işlev : Lebesgue ölçümüne göre ölçülebilen işlev.

Lebesgue sayısı : [Bakınız: açık örtünün Lebesgue sayısı].

Lebet : Nöbet.

Vipera lebetina : [Bakınız: koca engerek]. [Bakınız: sarı engerek].

Tabakhane : Hayvan postunu kullanılacak duruma getirme işleminin yapıldığı yer, sepi yeri.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

 

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Havuz : Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

Tortu : Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Tort : Köpeklerin boğazına takılan dikenli demir halka. Peynir suyunu kaynatarak yapılan çökelek. Sıvıların içinde bulunan ya da sıvıların bozulmasıyla oluşan pıhtımsı madde, tortu. Çokluk ve sıklık belirtir : Bu ağaç tort gibi meyve tutmuş. Kalın yapraklı, dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot. Asık çatık (yüz için): Çok tort yüzlü. Yağ ve benzerleri tortusu. Biçimsiz. Çoban köpeğinin boynuna takılan demir halka. Tortu; eritilmiş tereyağının çöküntüsü; bu çöküntü araba 'mazı’sını yağlamakta kullanılır. Köpeklerin boynuna takılan dikenli halka, tasma (Çayağzı), karşılığı tortul. Üzerinde çiviye benzer sivrilikler bulunan demir köpek tasması.

Diğer dillerde Le demiri anlamı nedir?

İngilizce'de Le demiri ne demek ? : angle iron