Lindahl equilibrium türkçesi Lindahl equilibrium nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Orta malların dağıtımı ve bölüşümünde etkinliğe ulaşabilmek için fiyat alıcı davranışlar temel alınarak etkin üretim düzeyini bulmaya yönelik bir denge çözümlemesi olup, bu etkin üretim düzeyinde herkesin sunulan mal miktarı ve fiyatı konusunda anlaşmaya vardığını gösteren ve erik lindahl tarafından geliştirilen denge yöntemi.
  • Lindahl dengesi.

Lindahl equilibrium ingilizcede ne demek, Lindahl equilibrium nerede nasıl kullanılır?

Equilibrium : Dengeli olma. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Denge durumu. Karalılık. Denge. Balans. Tarafsızlık. Denge . Kararlılık. İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu.

Lindahl price : Lindahl dengesini sağlayan, orta mallarının sunum maliyetlerini ve bu mallardan yararlananların toplu olarak yüklendiği vergiyi yansıtan fiyat. Lindahl fiyatı.

Lindahl pricing : Lindahl fiyatlandırma. Lindahl fiyatına dayalı fiyat belirleme yöntemi.

Above full employment equilibrium : Tam işlendirme üzerindeki denge. Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılayı aştığı, diğer bir deyişle enflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi.

 

Acid base equilibrium : Asit-baz dengesi. Kanda uygun ph’yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. kandaki tampon sistemleriyle solunum ve boşaltım sistemleri asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Asit baz dengesi. Kanda uygun ph'yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Below full employment equilibrium : Tüketim, yatırım, devlet harcamaları ve net dışsatımdan oluşan toplam istemin tam işlendirme gelir düzeyinin diğer bir deyişle doğal gayrisafi yurtiçi hasılanın altında bir yerde gerçekleşmesi. Tam işlendirme altındaki denge. Eksik işlendirme dengesi. Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılanın altında, diğer bir deyişle deflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi.

İngilizce Lindahl equilibrium Türkçe anlamı, Lindahl equilibrium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lindahl equilibrium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Lindahl equilibrium synonyms : ability to pay principle, abnormal budget receipts, a change in demand, a change in supply, a shift in demand, ability rent.