Lineage türkçesi Lineage nedir

  • Tohum.
  • Boy.
  • Şehzade.
  • Soy.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Ana ya da babadan her birinin yalnız erkek ya da yalnız kadın ataları dolayısıyla oluşan yakınlık kümesi.
  • Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık.
  • Silsile.
  • Köken.
  • Nesil.
  • Kan.
  • Sülale.
  • Nesep.
  • Menşe.

Lineage ingilizcede ne demek, Lineage nerede nasıl kullanılır?

Lineages : Nesep. Nesil. Sülale. Şehzade. Silsile. Köken. Menşe. Kan. Soy. Tohum.

Matrilineage : Anasoysal. Anne tarafından akrabalık.

Linea alba : Göğüs kemiğinden edep bölgesine kadar uzanan beyaz çizgi. atgillerin tırnağında, margo parietalis ile margo solearis arasındaki açık renkli kısım, linea alba. Ak çizgi.

Linea alba disease : Ak çizgi düzeyinde paries ungulae ile solea ungulae’nin birbirinden ayrılması, linea alba hastalığı. Linea alba hastalığı. Ak çizgi hastalığı.

Linea alba suture : Küçük hayvanlarda ak çizgiye uygulanan dikiş yöntemi, linea alba dikişi. Ak çizgi dikişi. Linea alba dikişi.

 

Linea nuchae : Geviş getirenlerde linea temporalis’in ensede karıştığı çizgi. Linea nuke.

Lineal : Çizgiye ait. Doğrudan doğruya. Çizgisel. Doğrusal. Soydan olan.

Lineable : Dizilebilir. Sıralanabilir.

Linear : Çizgisel. Lineer. Birinci derece. Doğrusal.

Linea intertrochanterica : Linea intertrokanterika. Trochanter major ile trochanter minor’u birleştiren çizgi.

İngilizce Lineage Türkçe anlamı, Lineage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lineage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agnation : Soydaşlık. Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık.

Phratry : Oymak. Boy ya da uruk denen topluluğun bölümlerine verilen ad. Uruk. Kabile. Kapalı bir yerleşim alanındaki klanların birleşerek oluşturdukları toplumsal birlik; jens ile tribü arasındaki aracı halka. Fratri.

Dynasty : Hansoyu. Hanedan. Köklü aile. Tarihe geçmiş bir ataya dayanan soy. Temiz soy. Han soyu.

Spermo : Sperma.

Extended family : Büyük aile. Genişletilmiş aile. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Geniş aile. Geleneksel aile. Anne baba ve onların çocukları ve diğer akrabalardan oluşan sosyal birim.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

 

Clan : Büyük kodak. Ortak bir atası olan insan topluluğu. Sop. Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik. Oy. Kabile. Grup. Ataerkil ya da anaerkil yapılı ve genellikle dıştan evlenmeli yakınlık kümesi.

Provenance : Asıl. Kaynak.

Bloodstock : Safkan at. Zürriyet. Safkan atlar.

Stirps : Aile.

Lineage synonyms : line of descent, provenience, adjustment in marriage, abilities, folk, aesthetic, authorship, descendants, blood, extractions, prince, bulks, genealogy, pedigrees, ancestors, range, chains, magnitude, clarets, geneal, source, derivation, bloods, line, bedrocks, sept, hema, stemma, aesthetical ideal, family line, successions, acculturation, semens.

Lineage zıt anlamlı kelimeler, Lineage kelime anlamı

Purebred : Cins. Arıkan. Safkan. Safkan hayvan. Aynı genetik ırk veya gruba ait erkek ve dişi hayvanların birleştirilmesiyle elde edilen hayvan. Saf ırk. Soylu.

Crossbred : Melez. Bir tür içindeki değişik ırklardan bireyler arasındaki birleştirmeler veya aynı ırkın farklı genetik yapıdaki varyete veya hatları arasındaki birleştirmelerle elde edilen ırk. Melez ırk. Kırma.

Lineage ingilizce tanımı, definition of Lineage

Lineage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Descending line of offspring or ascending line of parentage. Progeny. Race. Descent in a line from a common progenitor.