Linked to türkçesi Linked to nedir

Linked to ile ilgili cümleler

English: The dream of world war may be linked to a linear religion.
Turkish: Dünya savaşı hayali, doğrusal bir dinle ilişkilendirilebilir.

English: Now Tatoeba users have the opportunity to delete their own sentences, provided they are not linked to any translations.
Turkish: Artık Tatoeba kullanıcılarının, herhangi bir çeviriye bağlı olmamaları şartıyla kendi cümlelerini silme olanağı var.

English: Ali linked to my website from his blog.
Turkish: Ali bloğundan benim siteme bağlandı.

Linked to ingilizcede ne demek, Linked to nerede nasıl kullanılır?

Linked : Bağlı. Bağlanan. Bağlantılı. Halkalı. Bağımlı. Tabi. Bağlandı. Bağlanmış.

To : E doğru. Kadar. Karşı. -mek -mak (mastar). Kala. E. Arasında. Ye. İla. Oranla.

Linked to source : Kaynağa bağlı.

Deposit linked to the index : Enflasyon oranına bağlı mevduat. Değeri düşmesin diye enflasyon oranına bağlanan hesaptaki para. Endekse bağlı mevduat.

Styles linked to template : Şablona bağlanmış biçemler.

Linked document : Bağlantılı belge.

İngilizce Linked to Türkçe anlamı, Linked to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Linked to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ac adapter : Ac bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı. Da bağdaştırıcısı.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Access key : Erişim tuşu. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim anahtarı.

Linkup : Bağlantı çekidi. Bağlantı. Bağlantı noktası. Bağ. Birleşme çekidi.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.

Access control : Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Erişim denetim. Erişim kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.

Acception : Onaylama. Kabul edilmiş anlam. Kabul. Benimseme.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Abort : Dölütünü düşürtmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Durdurmak. Erken doğum yapmak. Lağvetmek. Bir işi yarım bırakmak. Ölü çocuk doğurmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Çocuk düşürmek. Düşürtmek (dölütü).

Linked to synonyms : binding site, accelerator key, abstract syntax tree, accent char, abort sequence, abnormal end, point of contact, seams, abbreviate, seam, absolute loader, cross roads, cross road.