Lis türkçesi Lis nedir
Lis ile ilgili cümleler
English: A good way to boost reading and listening skills in a target language is to read or listen to the news.
Turkish: Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.
English: "I need to talk to you. It's urgent." "Tell me, I'm listening."
Turkish: "Seninle konuşmam gerek. Acil" "Anlat bana, Dinliyorum."
English: "Whose gloves are these?" "They are Lisa's."
Turkish: "Bu eldivenler kime ait" "Lisa'ya."
English: "Would you like to read?" "No, thanks. I'm just listening."
Turkish: "Okumak ister misin?" "Hayır, teşekkürler. Sadece dinliyorum.
English: "If you don't listen to what I have to say, Tom, I'll tell everyone your secret!" "Huh? What secret?"
Turkish: "Söylediklerimi dinlemezsen Tom, sırrını herkese anlatırım!" "Ha? Ne sırrı?"
Lis ingilizcede ne demek, Lis nerede nasıl kullanılır?
Lis pendens : (latince) mahkemede kayıtlı olan fakat askında kalan dava. Askıda kalan dava. Mahkeme emanetindeki eşya.
Fleur de lis : Süsen çiçeği. Zambak. Zambak şeklinde arma.
Lisbon : İowa eyaletinde şehir. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Connecticut eyaletinde şehir. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Lizbon. Maine eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
Lisle : Fildekos. Bu iple örülen eşyalar. İllinois eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Pamuklu ince ip. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İskoç ipliği.
Lisles : İllinois eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri.
Lispingly : Peltek konuşarak. İyi telaffuz edemeyerek. Peltek bir şekilde. Peltekçe konuşarak. Peltek konuşma ile.
Lisogeny : Bakterilerde bir fajın profaj olarak bakteri kromozomuna sokulmuş durumu. Lizogeni.
Lisped : Pelteklik. Telaffuz edememek. Peltek konuşma. Peltekçe konuşma. Peltekçe konuşmak. Yanlış telaffuz. Basık dil. Peltek konuşmak. Lısp.
Lisogenic bacteria : Fajla enfekte olmuş, fakat yaşamaya devam eden bakteriler. Lizogenik bakteriler.
Lispers : Peltekçe konuşan. S ve z seslerini th olarak telaffuz eden kimse. Peltek konuşan kimse. Peltek.
İngilizce Lis Türkçe anlamı, Lis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Differences : Farklılıklar. Farklılık. Ayrım. Fark. Olağandışılık. Ayrılık. Farklar. Benzememe. Fikir ayrılığı.
Assertion : Bildiri. Öne sürme. Evetleme. Hakkını arama. Sav. Açıklama. Öne sürme (bir iddiayı). Hakkını ispat etme.
Instances : Durum. Misal. İstek. Olay. Örnek. Aşama. Örnekler. Rica.
Blue flag : Süsen. Mavi bayraklı. Mavi bayrak. Uzun ve narin yaprakları ve mavi mor çiçekleri olan yaygın bir kuzey amerika süseni.
Action : Başla. Çarpışma. İs. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Hareket. Amel. Askeri harekat. Çalışma. Devinme.
Instance : Örnek. Durum. Kerte. İstek. Aşama. Rica. Misal. Olay. Kere.
Controversion : Anlaşmazlık. Çekişme. Tartışma.
Flag : Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Canlılığını yitirmek. Geniş yassı taş. Bayrak. Sancak. Bayraklarla süslemek. Bayrakla işaret vermek. Nefesi kesilmek. Flama. Gevşemek.
Assertions : Açıklama. İddia. Hakkını ispat etme. Sav. Bildiri. Hakkını arama. Öne sürme. Öne sürme (bir iddiayı). Evetleme.
Collusion : Dolap. Danışıklı dövüş. Muvazaa. Danışıklı iş. Tuzak. Gizli anlaşma. Danışıklık. Hile. Dolap (argo terim). Tezgah.
Lis synonyms : iris versicolor, heraldic bearing, iridaceous plant, stinking gladwyn, iris pseudacorus, iris virginica, iris cristata, english iris, iris foetidissima, iris persica, iris xiphioides, stinking iris, gladdon iris, bulbous iris, beardless iris, iris verna, dwarf iris, persian iris, armorial bearing, genus iris, fleur de lys, roast beef plant, yellow water flag, bearded iris, southern blue flag, vernal iris, court case, accusation, cause, iris, contention, disagreements, law.

Bu kısımda Lis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.