Assertion türkçesi Assertion nedir

  • Öne sürme (bir iddiayı).
  • Sav.
  • Dava.
  • Bildiri.
  • Öne sürme.
  • Açıklama.
  • Hakkını arama.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Hakkını ispat etme.
  • Evetleme.
  • Bir görüş ya da vargıyı ileri süren yargı.
  • İddia.

Assertion ingilizcede ne demek, Assertion nerede nasıl kullanılır?

Assertion failure : Israr hatası.

Self assertion : Kendinden fazla emin olma. Kendi kendini savunma. Kendini bir şey sanma. Kendini zorla kabul ettirme. Israrcılık.

Assertions : Hakkını ispat etme. Hakkını arama. İddia. Öne sürme (bir iddiayı). Açıklama. Öne sürme. Evetleme. Dava. Sav. Bildiri.

Reassertion : Yeniden tasdik etme. Tekrar doğrulama.

Asserting : Savunmak (hak). Müddei. İleri sürmek. İddia etmek. Davacı. Öne sürmek. Söylemek.

Overassertively : Aşırı girişken bir biçimde. Aşırı iddialı bir şekilde.

Assertive : İddia eden. Kendini hissettiren. Kendine çok güvenen. Kendine güvenen. Savunan. İddiacı. Kendinden emin. Hakkını savunan. Kesin. Zorlayan.

Assertively : Kesin olarak. Savunarak. İddialı bir şekilde. Fazla iddialı bir şekilde. Olumlu bir şekilde. Zorla. Saldırganca.

Overassertiveness : Aşırı iddialılık. Aşırı girişkenlik. Aşırı atılganlık.

Self asserting : Kendi kendini savunan.

İngilizce Assertion Türkçe anlamı, Assertion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assertion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Positions : Konum. Durum. Statü. Pozisyon. Açılan kapatılan pozisyon sayısı. Görev. Duruş. Mevki. Fikir.

Declaration : Demeç. Tanım. Bildirme. Takrir. Bildirge. İhbarname. İlan. Beyanname. Beyan.

Aggravating circumstances : Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı sebep. Ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler.

Commentaries : Yorumlar. Tefsir. Eleştiri. Yorum.

Ban : Vali (macar). Beyanname. Afaroz. Banlamak. Yasak. Boykot etmek. Menetmek. Yasaklamak. Afaroz etmek.

Comments : Eleştirmek. Yorumlamak. Düşüncesini açıklamak. Açıklayıcı bilgi. Yorumlar. Görüşler. Değerlendirmek. Açıklamalar.

Act of witness : Tanıklık.

Claim : İstemek. Talep. Hak. Hak talep etmek. İstek. Gerektirmek. Talepte bulunmak. Israr etmek. Sahip çıkmak. Talep etmek.

Affirmation : Doğrulama. Bir deyiş ya da önermenin olumlu biçimde dile getirilmesi, bk. olumsuzlama. Yemin yerine geçen söz. Olumlama. Bildirme. Olumluluk. Tasdik etme. Doğrudan doğruya fiilin karşıladığı oluş ve kılışı gösteren, fiil kök veya gövdesinin -ma- olumsuzluk tabanı eki almamış durumdaki dilbilgisi kategorisi: oku-, yaz-, gel-, çalış-, vb. karşıtı olumsuzluk'tur. Tasdik.

Com : Dos'ta çalıştırılabilen dosya. Bir bilgisayardaki seri portlarla ilişkili dos ve windows'ta aygıt. Com dosyası. Şi. Mikrofilm ortamında bilgisayar çıktısı. Kom. Sonuçların, çıkış birimince mikrofilm ortamına yazıldığı bilgisayar çıktısı. (bilgisayar) iletişim bağlantı noktası.

 

Assertion synonyms : ipse dixit, ipsedixitism, assertions, disaffirmation, allegation, testimony, declaring, theorem, bulletin, administer an oath, clarifications, law, denial, bill of indictment, bulletins, announcements, comment, difference, allegement, pretension, asseverations, avowal, law suit, actions, averment, instance, instances, court case, cases, accounting for, american law of corporation, cause, proposition.

Assertion ingilizce tanımı, definition of Assertion

Assertion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of asserting, or that which is asserted. Statement asserted. Position advanced. Positive declaration or averment. Affirmation.