Listen türkçesi Listen nedir

Listen ile ilgili cümleler

English: "If you don't listen to what I have to say, Tom, I'll tell everyone your secret!" "Huh? What secret?"
Turkish: "Söylediklerimi dinlemezsen Tom, sırrını herkese anlatırım!" "Ha? Ne sırrı?"

English: Ali can't listen to music without tapping his foot.
Turkish: Ali ayağını vurmadan müzik dinleyemez.

English: Ali asked Mary to listen carefully to everything John said.
Turkish: Ali Mary'nin John'un söylediği her şeyi dikkatlice dinlemesini istedi.

English: Ali and Mary never listen to me.
Turkish: Ali ve Mary asla beni dinlemez.

English: A good way to boost reading and listening skills in a target language is to read or listen to the news.
Turkish: Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.

Listen ingilizcede ne demek, Listen nerede nasıl kullanılır?

Listen for : Dinlemek. Dikkat etmek. Kulak vermek. Kulak kesilmek.

Listen in : Telefon dinlemek. Ünalgı dinlemek. Kulak misafiri olmak. Radyo dinlemek. Başkasının konuşmasını dinlemek. Telefonunu dinlemek.

Listen out : Kulak vermek.

Listen to : Kulak vermek. Dinlemek.

Listen to reason : Laftan anlamak. Laf dinlemek. Mantıklı düşün. Sağduyuna kulak ver. Aklını başına topla. Mantığa kulak vermek.

 

Pirate listener : Korsan dinleyici.

Listens : Kulak asmak. Dinlemek. Dinle. Dinlenmek.

Formerly listen : Önce dinleme.

Listeners : Dinleyici. Dinleyen kimse.

Listened : Dinlemek. Kulak asmak.

İngilizce Listen Türkçe anlamı, Listen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Listen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focus : Depremin yer içinde başladığı nokta. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Odaklama. Odağı ayarlamak. Fokus. Odak. Bir çekide toplamak. Fokus yapmak. Ayar etmek. Merkez çekit.

Relax : Gevşemiş. Dinlendirmek. Gevşemek. Yumuşatmak. Rahatlatmak. Hafiflemek. Hafifletmek. Gevşeyip dinlenmek. Relaks. Rahatlamak.

Eavesdrop : Kulak kabartmak. Gizlice dinlemek. Kulak misafiri olmak.

Harked : Kulak vermek. Sus. Dur. İşitmek.

Auscultations : Steteskop ile dinleme. Oskültasyon. Steteskop ile muayene. Stetoskop ile dinleme. Aletle vücudu dinleme. Oskultasyon.

Auscultating : Steteskop ile dinlemek. Steteskop ile muayene etmek.

Pay heed : Dikkat etmek. Kulak vermek.

Sniffing : Koklama. Parlak.

Hearken : Kulak vermek.

Give ear : Kulak vermek. İlgilenmek. -e karşı dikkatli olmak.

Listen synonyms : recess, hearing, hark, have a rest, ears, give ears to, rest, listenings, reposes, attended, advert, harken, auscultation, attend, perceive, hang, give ear to, listens, heeds, heed, interception, recreate oneself, centre, hearings, comprehend, auscultated, listened, interceptions, hear, sit back, heeded, rivet, concentrate.

 

Listen zıt anlamlı kelimeler, Listen kelime anlamı

Disobey : Dinlememek. Uymamak. Söz dinlememek. Riayet etmemek. İtaatsizlik etmek. -e uymamak. Karşı gelmek. İtaat etmemek. İhlalde bulunmak.

Listen ingilizce tanımı, definition of Listen

Listen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To attend to. To give ear. To attend. To hearken. To give close attention with the purpose of hearing.