Listening türkçesi Listening nedir
- Dinleyiş.
- Dinliyor.
- Dinleme.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Dinleyen.
- Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi.
Listening ile ilgili cümleler
English: Ali enjoys listening to live music.
Turkish: Ali canlı müzik dinlemeyi sever.
English: Ali and Mary weren't listening to music.
Turkish: Ali ve Mary müzik dinlemiyorlardı.
English: A good way to boost reading and listening skills in a target language is to read or listen to the news.
Turkish: Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.
English: Aimee is listening to music now.
Turkish: Aimee şimdi müzik dinliyor.
English: Ali clearly wasn't listening to what Mary was saying.
Turkish: Ali Mary'nin ne söylediğini açıkça dinlemiyordu.
Listening ingilizcede ne demek, Listening nerede nasıl kullanılır?
Easy listening : Kolay dinlenen. 1960'larda popüler olmuş bir hafif müzik türü. Geniş bir dinleyici kitlesine hitap eden geleneksel melodiler taşıyan müzik tarzı.
Listenings : Dinliyor. Dinleyen. Dinleme. Dinleyiş.
Glistening : Akıllı. Parlayan. Göz alıcı. Parlama. Pırıl pırıl. Işıldayan.
Callistenics : Sağlık geliştirici, biçim verici niteliği yanında devinim isteği yaratan ve güzellik duygusu uyandıran, kadın ergenlerinin biyolojik kurallarına uygun devinimler dizgesi. Kadın cimnastiği.
Listen for : Kulak vermek. Dinlemek. Kulak kesilmek. Dikkat etmek.
Listen : Dinlenmek. Dinleme. Dinle. Kulak verme. Dinlemek. Kulak asmak.
Listen to reason : Laftan anlamak. Mantıklı düşün. Aklını başına topla. Laf dinlemek. Mantığa kulak vermek. Sağduyuna kulak ver.
Listen in : Telefonunu dinlemek. Ünalgı dinlemek. Başkasının konuşmasını dinlemek. Telefon dinlemek. Kulak misafiri olmak. Radyo dinlemek.
Listeners : Dinleyen kimse. Dinleyici.
Listened : Kulak asmak. Dinlemek.
İngilizce Listening Türkçe anlamı, Listening eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Listening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hearing : Oturum. Davanın görülmesi. Celse. Duruşma oturumu. Soruşturma. Görüşme. Ses erimi. Duruşma yöntemi. Yargıtay duruşması.
Hearings : Açıklama. Savunma. Görüşme. Soruşturma. Duruşma. Sorgu. Söz hakkı. Komite oturumları. Oturum.
Oyer : Sorgu. Adli soruşturma. Davayı dinleme.
Auscultation : Organizmada oluşan fizyolojik veya patolojik seslerin aletsiz doğrudan veya alet yardımıyla dolaylı dinlenmesi, oskültasyon. Aletle vücudu dinleme. Stetoskop ile dinleme. Steteskop ile dinleme. Steteskop ile muayene. Oskultasyon. Oskültasyon.
Perception : Feraset. Sezgi. Anlama. Kavrayış. Biyoloji, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sezme. Kavrama. Dış dünyanın duyusal etkilemelerinin bilinçte uyardığı izlenimler; söz konusu etkilemeler akımmıknatıssal dalgalar ve ses dalgaları aracılığıyla olur. Nesnel dünyanın başta görme örgeni olmak üzere insanın duyu örgenlerini etkilemesi ve böylece nesnelerin bilinçte yansıması. Anlayış.
Sensing : Algı. Algılama. Kavrama. Hissetme. Atım kıymetlendirmesi. Anlayış. Kıymetlendirme. İdrak. Hissetme eylemi.
Open eared : Dikkatini veren. Kulak asan.
Oyers : Sorgu. Davayı dinleme. Adli soruşturma.
Interceptions : Önleme. Ele geçirme. Yolunu kesme. Yakalama. Alıkoyma. Engelleme. Durdurma. Tutma. Kesme.
Listening synonyms : relistening, listenings, sniffing, examination, listener, interception, monitoring, listen, rehearing, auscultations.

Bu kısımda Listening kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Listening ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Listening anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Listening ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.