Duruşma nedir, Duruşma ne demek
Duruşma; bir hukuk terimidir.
"Duruşma" ile ilgili cümle
- "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı." - T. Buğra
Yerel Türkçe anlamı:
Âşıkların karşılıklı olarak birbirlerine söz atmaları.
Osmanlıca Duruşma ne demek? Duruşma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mürafaa
Duruşma hakkında bilgiler
Duruşma, yargılamalarda iddia ve savunma makamlarının delillere dayanarak tartıştıkları sürece denir. Ayrıca taraflar arasında doğan uyuşmazlıklar gene mahkemelerdeki duruşmalarda karara bağlanır.
Duruşmada kişiler genellikle bir avukat tarafından temsil edilir. Önemsiz sayılabilecek olaylar ve konusu küçük miktarlarda para olan uyuşmazlıklar ise avukatsız çözülebilir. Öte yandan kişilerin kendilerini savunma hakları da vardır. Duruşma bir yargıcın başkanlığında yapılır. Ayrıca tutanak kâtibi, davanın tarafları ya da onların vekilleri olan avukatlar, gerekirse tanıklar ve bilirkişiler mahkemede hazır bulunur. Ceza davalarında savcı kamu adına davacı olarak duruşmalara katılır.
ABD, Kanada, İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde duruşma, "hasımlık" temelinde yürütülür. Angloamerikan hukuk sistemi olarak adlandırılan bu sistem, örf ve adet hukukuna göre biçimlenmiştir. Bu sistemle yürütülen duruşmalarda taraflar (hasımlar) kanıtlarını sunar ve tanıklara sorular yöneltirler. Örf ve adet hukukuna göre biçimlenmemiş olan kara Avrupa'sı hukuk sistemi'ni benimsemiş Fransa, Türkiye ve Avrupa'nın öbür ülkelerindeki duruşmalarda "soruşturma" yöntemi uygulanır. Bu sistemde yargıç tanıkları sorgulamak ve olayı aydınlatmak için geniş yetkiye sahiptir.
Ceza davaları adam öldürme, vatana ihanet, ırza tecavüz, ağır saldırı, hırsızlık, yol kesme ve kundakçılık gibi suçlamaları içeren davalardır. Hukuk davaları ise bir hakkın tanınması için açılır.
Duruşma ile ilgili Cümleler
- Uzun bir duruşmadan sonra, kadın kasıtsız adam öldürmekten beş yıl hapse mahkûm edildi.
- Duruşmadan sonra, onlar mahkumları serbest bıraktı.
- Duruşmaya mı gidiyorsunuz?
- Duruşma için ABD'ye götürüldü.
- Bugün önemli bir duruşmamız var.
- Duruşma tarihini ayarladılar mı?
- Bir ön duruşma 20 Ekim'de planlanıyor.
- Duruşma halka açık değil.
- Duruşma günden güne devam etti.
- Bu duruşmada davacı kim?
- Bu bir yargılama değil bir duruşmadır.
- O duruşmada davacı benim.
- Bir duruşma vardı.
Duruşma anlamı, tanımı:
Davacı : Dava eden kimse, savlayıcı, müddei.
Yargıç : Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, hâkim.
Yargılama : Birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, muhakeme. Anlık.
Açık duruşma : Herkesin dinleyebileceği duruşma, açık celse.
Gizli duruşma : Adliyede, sadece izinli veya görevli olanların katılabildiği, kamuya kapalı duruşma, gizli celse.
Kapalı duruşma : Mahkemede görevlilerden ve orada bulunmak üzere özel izin alanlardan başkasının bulunmadığı duruşma.
Duruş : Durma işi.
Kapalı duruşma yapmak : Duruşmaları gizli sürdürmek.
Davalı : Dava edilen (kimse), müddeialeyh. Dava konusu olan. Davası olan (kimse).
Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.
Murafaa : Duruşma.
İddia : Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme. Sav.
Savunma : Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname.
Makam : Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi. Mevki, kat, yer.
Delil : Kanıt. (deli:li) Kılavuz, rehber. İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare.
Duruşma dışı kararları : C. Savcısının yazılı ya da sözlü düşüncesi alındıktan sonra, duruşma yapılmaksızın verilen kararlar.
Duruşma düzencesi : Duruşmanın, yasaya göre yürütülmesini sağlamak için konulmuş belirli düzen.
Duruşma istemi : iki yandan birinin ya da her iki yanın, yargıdan önce yargılıktan sözlü açıklamaları dinlemek amacıyla, duruşmaya çağrılmalarını istemeleri.
Duruşma oturumu : Duruşma ve görüşmelerin yapılması için, toplantı sayısına uygun olarak, yargıçlar kurulunun her toplanışı.
Duruşma önişleri : Dava dosyası, C. Savcılığından yetkili yargılama yerine geçtikten sonra, yargılık ya da başkanca duruşmaya başlanabilmesi için yapılması, gerekli ve zorunlu olan işlemlerin tümü.
Duruşma yapılması : [Bakınız: duruşma yöntemi]
Duruşma yöntemi : Yargıya katılacakların önünde ve ara vermeksizin yapılan her iki yanın konuşmaları ile ileri sürdükleri konuların tutanağa geçirilmesi ve oturum düzeninin sağlanması gibi duruşmayı bütünleyen işlerin tümü.
Duruşmadan bağışık tutulma : Sanığın, ağır cezalı olmayan duruşmalara gelmekten, kendi istemi üzerine yargılıkca bağışık tutulması.
Duruşmak : Çalışmak, uğraşmak. Dediğinde direnmek. Hiddeti geçip yumuşamak. [Bakınız: dürüşmek]
Duruşmanın açıklığı : Genel töre ve güvenliğin korunması amacı dışında, duruşmanın herkese açık olması.
Diğer dillerde Duruşma anlamı nedir?
İngilizce'de Duruşma ne demek? : adj. trial
n. hearing, trial
Fransızca'da Duruşma : débats
Almanca'da Duruşma : n. Hauptverhandlung
Rusça'da Duruşma : n. разбирательство (N), слушание (N), суд (M), процесс (M)


Bu kısımda Duruşma nedir? Duruşma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Duruşma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Duruşma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.