Localizations türkçesi Localizations nedir

  • Belirli bir bölge ile sınırlandırma.
  • Lokal yapma.
  • Yerelleştirme.
  • Yerini tayin etme.
  • Yazılım yerelleştirme.
  • Bölgesel yapma.
  • Yerini tespit etme.
  • Sınırlama.
  • Lokal hale getirme.
  • Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önleme.
  • Yerini belirleme.

Localizations ingilizcede ne demek, Localizations nerede nasıl kullanılır?

Localization test tool : Yerelleştirme sınama aracı. Yerelleştirme sınama aracını.

Account localization : Belirli bir banka hesabıyla ilgili bilgi edinme. Hesap yerini belirleme.

Fault localization : Hata konumlandırma. Hatanın konumunu bulma. Kusur yerseme. Kusur yersemesi. Bozukluk yer belirleme.

Selective localization : Radyonüklid kullanımı sırasında, belirli bir nüklidin bazı hücre, organ ya da dokularda yoğun olarak bulunması. Seçmeli yerleşim.

Software localization : Yazılım yerelleştirilmesi. (bilgisayar) yerelleştirme. Belli bir bölgeye uyumlu hale getirme. Yazılım veya donanımı yerlisi olmayan ve başka ülke ve kültürlere uyumlu hale getirme. Yerelleşme.

Localization : Bir etki, yörüngeç vb., özdeciğin belli bir yöresinde bulunur kılma. Yerelleştirme. Yerseme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sınırlandırma. Bir alanda yer seçme, yer saptama ya da gözlem birimlerini bir konumlar dizgesi içine yerleştirme. Yerini belirleme.

 

Delocalization : Yersizleştirme. Yerelliğin bozulması. Yöresizleşme. Yörüngeci, özdeciğin belirli bir yöresine değil de, birçok öğeciklerine yaygın duruma getirme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Delokalizasyon.

İngilizce Localizations Türkçe anlamı, Localizations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Localizations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clampdown : Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon düzenleme. Resmi kısıtlama. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon yürütme. Önleme. Önlem.

Lateralization : Yanallaşma.

Confinement : Sınır koyma. Kapatma. Tutukluluk. Hapis. Sınırlandırma. Hapsedilme. Loğusalık. Kapanış.

Bordering : Sınır koymak. Çerçevelemek. Sınırlayan. Demeye gelmek. Benzer olmak. Kıyısı olan. Kenar geçirmesi. Bitişik olmak. Sınır komşusu olmak. Sınırdaş.

Chain : Ölçme zinciri. Ziya zinciri. Dekoru tutmaya yarayan zincir. Dekor zinciri. Zincir takmak. Zincirlemek. Halkalık. Elini kolunu bağlamak. Ağırlık. Kayıt altına almak.

Circumscribing : Daire içine alma. Etrafını çizmek. Çemberleme. Çemberlemek. Sınırlamak. Daire içine almak. Kısıtlama. Kısıtlamak. Etrafını çizme.

Laterality : Yanallık. Vücudun bir tarafının diğerinden daha gelişmiş olduğu durum. Yanma. Bir veya diğer elini kullanma tercih etme.

Constraints : Çekinme. Alıkoyma. Baskı. Zor. Zorlama. Kısıtlar. Sabitler. Kendini tutma.

Finding : Sonuç. Karar. Bulma. Keşfedilmiş şey. Buluş. Bulunmuş. Kalıntı. Bulunmuş şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Bulgu.

Lateralisation : Yanallaşma.

 

Localizations synonyms : localization principle, localisation of function, localization of function, localisation principle, confinements, principle, containment, localisation, borderings, echolocation, echo sounding, localization, locating, delimitation, chains, astriction, rule, decentralization, constraint, fix, localisations, circumscriptions, delimitations, location, circumscription, determination, sectionalization.