Delocalization türkçesi Delocalization nedir

  • Yörüngeci, özdeciğin belirli bir yöresine değil de, birçok öğeciklerine yaygın duruma getirme.
  • Yöresizleşme.
  • Delokalizasyon.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Yersizleştirme.
  • Yerelliğin bozulması.

İngilizce Delocalization Türkçe anlamı, Delocalization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delocalization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Locating : Yerleştirmek. Yerleşmek. Yerini saptamak. Bulma. Oturmak. Yerleştirme.

Location : Konumlama. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay. İşlik arsası. Gözlemleri bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksene olan uzaklıklarıyla göreli yerlerine yerleştirme. Bk. bellek yeri. Konum. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. Yer.

Determination : Niyet. Tespit. Belirlenme. Azim. Tayin. Gereklilik. Belirleme. Hüküm. Belirlenim. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı.

Demoralisation : Ahlakı bozulma. Ahlak bozukluğu. Umutsuzluk. Cesaretini kırma. Demoralizasyon. Maneviyatı bozulma. Morali bozulma. Moral bozulması. Göz yılgınlığı. Moral bozukluğu.

 

Echo sounding : Yankı sondajı. Derinliğin ölçülmesi. Yankı ile derinliği saptamak.

Degradation : Rütbe indirme. Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon. Rezalet. Bozunma. Eldeki erkenin işe yarar tutarının azalması, erke yitimi. Azalma. Degradasyon. Yozlaşma. Yıkılma. Düşürme.

Finding : Bulunmuş şey. Sonuç. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Bulgu. Bulma. Karar. Bulunmuş. Kalıntı. Buluş. Keşif.

Localisation : Sınırlama. Yerelleştirme. Belirli bir bölge ile sınırlandırma. Yerini tayin etme. Yerini saptama. Yerel hale getirme. Yerini tespit etme. Yazılımı veya donanımı yerel olmayan ortamlara başka ülkelere ve kültürlere uyarlama (ayrıca localization). Lokal hale getirme. Bölgesel yapma.

Debasement : Altın para sisteminin uygulandığı dönemlerde yeni para basımında, darphane tarafından sikkenin kapsadığı altın miktarının azaltılması. Ayarını düşürmek. Kıymetten düşünme. İndirme. Değerini düşürme. Ayarını bozma. Alçaltma. Tağşiş. Madeni paranın içerdiği kıymetli maden miktarını azaltma.

Fix : Düzeltmek. Aşırı doz. Güç durum. Tespit etmek. Oturtmak. Ayar çekmek. Gözünü ayırmamak. Rüşvet vermek. Çıkmaz.

Delocalization synonyms : echolocation.