Looking glass self türkçesi Looking glass self nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Ayna benlik.
  • Bireyin, başkalarının kendisine karşı dışa vurmuş tutumlarına dayalı olarak oluşturduğu, kendi kendisine ilişkin yargılarının toplamı; toplumsallaşmış benlik.

Looking glass self ingilizcede ne demek, Looking glass self nerede nasıl kullanılır?

Looking : Ümit etmek. Bakış. Görünme. Bakarak. Görünmek. Göstermek. Ummak. Bakma. Bakmak. Aranıyor.

Glass : Gözlük camı. Ayna. Kadeh. Cam. Sırça. Mercek. Büyüteç. Cam eşya. Bardak. Cam gibi yapmak.

Self : Bencillik. Karakter. Özellik. Kişisel çıkar. Şahıs. Zat. Kişisel. Öz. Ben kavramı. Aynı.

Looking glass : Ayna.

İngilizce Looking glass self Türkçe anlamı, Looking glass self eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Looking glass self ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Acculturation : Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültür etkileşimleri. Ekinsel yozlaşma. Kültürel uyum. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürel etkileşim.

 

Alienation : Devretme. Yabancı emek. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aliyenasyon. Aralarını açma. Soğutma. Yabancılaştırma. Ötekileştirme. Devir.

Age group : Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Yaş öbeği.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı.

 

Agnation : Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Soydaşlık. Akrabalık (baba tarafından). Hısımlık. Akrabalık (baba taraf.). Baba tarafından akrabalık. Akrabalık.

Abilities : Yetenekler. Güç. Yetenek. Beceri. Kabiliyet. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yeterlik.

Affection : Eğilim. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygulanım. Düşkünlük. Sevgi. Şefkat. Hastalık. Etkileme. Alaka.

Looking glass self synonyms : agression, aesthetic, all round development of individual, achievement motive, adjustment in marriage, aesthetical ideal.