Lottery bond türkçesi Lottery bond nedir
- Tahvil satışını özendirmek amacıyla faiz ve erken satış primine ek olarak satın alanlara ikramiye veren tahvil.
- İkramiyeli bono.
- İkramiyeli tahvil.
- İkramiyeli tahviller.
- İktisat alanında kullanılır.
Lottery bond ingilizcede ne demek, Lottery bond nerede nasıl kullanılır?
Lottery : Lisanslamadaki kura yöntemi. Kur'a. Kura çekimi. Lotarya. Tesadüf. Kader. Rastlantı. Piyango.
Bond : Bono. Yapışmak. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Bağlamak. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Birleşme. Birleşmek. Yapışma. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Birbirine yapışma.
Lottery sampling : Kura örneklemesi. Adçekme örneklemesi.
Lottery ticket : Piyango belgesi. Piyango bileti. Talih oyununa katılma hakkı veren belge.
Active bond : Faizli tahvil. Faiz ödemelerinin ihraç anında yapıldığı tahvil türü. Hareketli tahvil. Üremli borç belgiti. Çıkarılışından geçerli olmak üzere belirli bir üremle bağımlı borç belgiti. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Etkin bağ. Aktif tahvil.
Adhesive bond : Yapışkan bağ. Yapışma bağı. Adhesiv bağ. Yapıştırıcı bağ.
İngilizce Lottery bond Türkçe anlamı, Lottery bond eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lottery bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Lottery bond synonyms : a change in demand, prize winning bond, abnormal budget, a pass through certificate, a group shares, a type mutual funds, ability rent.

Bu kısımda Lottery bond kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lottery bond ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lottery bond anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lottery bond ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.