Low definition türkçesi Low definition nedir

  • Satır sayısı yeterince seçiklik sağlayamayacak kadar az olan yayın ölçünü; örneğin saniyede 405 ve 441 satırlar.
  • Düşük seçiklik.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Low definition ingilizcede ne demek, Low definition nerede nasıl kullanılır?

Low : Böğürme. Alçak. Az. Böğürmek (inek veya öküz). (inek) böğürmek. Böğürmek. (ses) yavaş. Düşük. Ucuz.

Definition : Belirtme. Tarif. İzah. Tümdengelimci bir dizgede kavram ve işlemlerin temel niteliğini belirten ve kanıtlamalarda örtük olarak kullanılan sav. Netlik. Mantık kurallarına uygun olarak fiziksel ya da düşüncel herhangi bir konuyu ayırt etme, bulma ya da kurma; bilime yeni girmiş olan bir terimin anlamını açıklama ya da bilimde varolan bir terimin anlamını belirleme. Açıklama. Belirleme. Berraklık. Tanımlama.

Low alloy steel : Düşük alaşımlı çelik. Az alaşımlı çelik.

Low angle shot : Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Alttan görüş. Aşağıdan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kontrplonje. Alt açı.

Low battery : Düşük akü. Düşük pil.

Low blood pressure : Düşük tansiyon.

Low buildings zone : İki kattan yüksek olmayan yapıların yer aldığı ve yapı düzeninin ancak bu yükseklikteki yapıların yapılmasına elverişli bulunduğu kent bölgesi. Alçak düzen bölgesi.