Low density lipoprotein türkçesi Low density lipoprotein nedir

Low density lipoprotein ingilizcede ne demek, Low density lipoprotein nerede nasıl kullanılır?

Low : Yıkmak. Böğürmek (inek veya öküz). Böğürme. (ses) yavaş. Az. Düşük. Alçak. (inek) böğürmek. Böğürmek.

Density : Ahmaklık. Birim oyluma düşen özdecik sayısı. Bir maddenin birim hacminin kütlesi, birim hacimdeki madde miktarı, densite. Ağırlık (yazıda). Bir özdeğin birim oylumuna düşen kütle. Özgül ağırlık. yoğunluk. film üzerindeki kararma derecesi. Sıklık (orman veya saç vb için). Bir özdeğin birim oylumunun kütlesi. Yoğunluk. Bir görüntünün herhangi bir noktasının ışığı durdurma derecesini gösteren sayı.

Lipoprotein : Yağlı protein. Kanda lipitlerin taşınmasını sağlayan bir proteinle bir yağ asidinin birleşmesinden meydana gelen organik bir madde. Lipit ve holoprotein içeren protein (kimya). Lipoprotein.

Very low density lipoprotein : Vldl. Çok düşük yoğunluklu lipoprotein vldl. Çok düşük yoğunluklu lipoprotein. Çok düşük dansiteli lipoproteinler. İnce bağırsak ve çoğunlukla karaciğerden, yağ ve kas dokularına trigliseritleri taşıyan, molekül ağırlığı 5x103 kilodalton dolayında olan lipoprotein sınıfı, prebetalipoprotein, vldl. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karaciğerde sentezlenen bir grup plazma lipoproteini olup trigliseritler karaciğerden yağ dokusuna taşınır. vldl.

 

Low density : Düşük yoğunluk. Düşük yoğunluklu. Düşük yoğunlukta. Yoğunluğu az.

High density lipoprotein : Hdl. Yüksek yoğunluklu lipoprotein.

Low density disk : Düşük yoğunluklu disk.

Intermediate density lipoprotein : Idl. Orta yoğunluklu lipoprotein.

Very high density lipoprotein : Yüksek yoğunluklu lipoprotein. Hdl.

İngilizce Low density lipoprotein Türkçe anlamı, Low density lipoprotein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Low density lipoprotein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdomen : Batın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Ldl : Kanda kolestrolü taşıyan lipoprotein.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Low density lipoprotein synonyms : abattoir, a c deformity, a band, abamectin, abdominal pain, a amplitude mod, a c syndrom.