Lusting türkçesi Lusting nedir

  • Şehvet.
  • Şehvet duygusu.
  • Kösnüllük.
  • Çok şiddetli arzu.
  • Seks düşkünlüğü.
  • Arzulamak.
  • Arzulu olmak.
  • Şehvetli olmak.
  • Kösnü.
  • Heves.
  • Arzu.

Lusting ile ilgili cümleler

English: I'm lusting after him.
Turkish: Onu şehvetle arzuluyorum.

Lusting ingilizcede ne demek, Lusting nerede nasıl kullanılır?

Lustiness : Şiddet. Kuvvet. Sağlamlık. Canlılık. İştah. Çevreleyen.

Lustier : Sağlam. Canlı. Kuvvetli. Dinç.

Lustiest : Sağlam. Canlı. Dinç. Kuvvetli.

Lustily : Kuvvetle. Şiddetle.

Lust for : Şehvetle arzu etmek. Heves etmek. Hırs beslemek. Şehvetle istemek. Arzulamak.

Lust : Arzu. Şehvetli olmak. Şehvet duygusu. Çok şiddetli arzu. Arzulamak. Şehvet. Seks düşkünlüğü. Kösnüllük. Arzulu olmak. Heves.

Lustfully : Şehvetli bir şekilde.

Lusterless : Cilasız. Mat. Donuk. Fersiz. Sönük.

Luster : Işıtmak. Şaşaa. İhtişam. Cila. Parıldamak. Parlaklık. Aydınlık. Fevkalade parlaklık. Avize.

Lustered : Parlaklık vermek. Parlatmak. Parıltı. Cilalamak. Parlaklık. Fevkalade parlaklık. Parıldamak. Aydınlık. Işıtmak. Şaşaa.

İngilizce Lusting Türkçe anlamı, Lusting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lusting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensuality : Bedensel zevklere düşkünlük. Duygusallık. Nefsine düşkünlük. Şehvaniyet.

 

Long for : Özlem duymak. Hasret çekmek. Burnunda tütmek. Canı çekmek. Çok istemek. Özlemek. İçi çekmek. Gözünde tütmek. Canı istemek.

Experimentation : Belli ereklere ulaştıracak yeni koşullar yaratarak ya da toplum yaşamının türlü süreçlerini istenen yönde değişikliğe uğratarak olayları etkileme yoluyla incelemeyi amaçlayan yöntemli deney. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belli bir amaca göre ve belirli yöntem ve kurallara uygun olarak yapılan deney. amacı belli ve koşulları hazırlanmış olarak yapılan gözlemlere verilen ad. Deneyler yapma. Deneyleme. Deneme. Tecrübe. Kendiliğinden gerçekleşemeyen, elverişsiz koşullarda beliren, karmaşık ve değişken biçimlerde oluşan ya da denenmesi yararlı görülen olayların gözlenmesi amacıyla başvurulan denetimli gözlemleme ya da bir deneyi gerçekleştirmek üzere başvurulan işlemlerin tümü. Deneyim. Deney yapma.

Desiderate : Yokluğunu hissetmek. İstemek. Özlemek.

Beagling : Av köpeği kullanılarak avlanma (tavşan veya diğer küçük hayvanların avlanması).

Aspirations : Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Can atma. İstek. İştiyak. Özlem. Emme. Soluma. Nefes alma. Soluklu okuma.

Aphrodisia : Afrodizya.

Calling : Ticari ünvan. Görev aşkı. Ticari unvan. Telefon etme. Meslek. İş. Çağrı. Seslenme. Davet.

Ardour : Heyecan. Hararet. Gayret. Şevk. İstek. Ateş. Ateşlilik. Çaba. Azim.

Lusting synonyms : duck hunting, deer hunt, deer hunting, blood sport, field sport, outdoor sport, lust, erotism, foxhunt, have a yen for, libidos, flesh, eagers, battue, craves, aspires, lechery, brio, eager, desire, cult, appetite, hankers, leches, aspiration, fancy, lecherousness, eagerness, ardor, ambitiousness, prurience, ambition, eroticism.

 

Lusting zıt anlamlı kelimeler, Lusting kelime anlamı

Eradicable : Ortadan kaldırılabilir. İmha edilebilir olan. Kökünden sökülebilir. Yok edilebilir.

Changeable : Değiştirilebilir. Şanjanlı. Dönek. Değişebilir. Kararsız. İstikrarsız. Değişebilen. Yanardöner. Değişken.

Impermanent : Devamsız. Devam etmeyen. Geçici. Süreksiz. Daimi olmayan. Kalıcı olmayan. Kalımsız.

Lusting antonyms : impermanence, unstable, inactive.