Münazara nedir, Münazara ne demek

Münazara; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılmış olan tartışma
  • Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü.

"Münazara" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir fikrin münazarasıyla kütüphanesinin önünde sabahladığımız geceler olurdu." - A. H. Müftüoğlu

Münazara hakkında bilgiler

Münazara, bir konuda karşıt görüşleri savunan takımların fikirlerini çarpıştırdıkları bir tartışma platformudur.

Bir münazara kapışmasının konusu, tartışılabilecek her şey olabilir; ancak ağırlıklı olarak güncel, sosyal ve siyasi meseleler tartışılır. Yarışmacılar maçın başlamasından on beş dakika önce tartışılacak konuyu ve hangi tarafı savunmaları gerektiğini öğrenirler. Münazırlar bu süre içerisinde, maç esnasında aldıkları notlarla son halini verecekleri ve sıra kendilerine geldiğinde sunacakları yedi dakikalık konuşmalarının taslağını hazırlarlar. Sunum esnasında bu notlardan yararlanmak serbesttir. Yaklaşık bir saat süren bu tartışma, jüri heyetinin maç boyunca aldığı notlara dayanarak maçın sonucunu açıklamasıyla sonlanır.

Jürinin değerlendirmesini yaparken öncelikli olarak ele aldığı, yarışmacıların argümanlarını ne kadar etkileyici sundukları değil, bu argümanların ne kadar sağlam ve tutarlı olduklarıdır.

 

Köken olarak İngiliz Parlamentosuna dayanmaktadır. Ufak bir İngiliz Parlamentosu uyarlaması sayılabilir. Münazarada iki taraf vardır: hükümet ve muhalefet. Bir oturuma hükümet yasa tasarısı sunar ve yasa tasarısı belirli kuralar çerçevesinde tasarı tartışılır.

Münazara anlamı, kısaca tanımı:

Kural : Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke. Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam.

Tartışma : Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Divan : Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser. Sedir. Meclis.

Edebiyat : İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler. Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür.

Varlık : Önemli, yararlı, değerli şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olma durumu, mevcudiyet. Var olan her şey. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Ömür, hayat. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon.

 

Kavram : Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Tutam, avuç dolusu.

Karşıtlı : Karşıtlık, zıtlık gösteren, tezatlı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Diğer dillerde Münazara anlamı nedir?

İngilizce'de Münazara ne demek? : n. disputation, discussion, moot, teach in

Almanca'da Münazara : die Diskussion