Made better türkçesi Made better nedir

  • Tazmin etmek.
  • Yerine getirmek.

Made better ile ilgili cümleler

English: You should've made better use of your time.
Turkish: Zamanını daha iyi kullanmalıydın.

English: I wish I'd made better use of my time.
Turkish: Keşke zamanımı daha iyi kullansaydım.

Made better ingilizcede ne demek, Made better nerede nasıl kullanılır?

Made : Tam uyan. Yapma. Garantili. -den. Mamul. Tamamen uygun. Yapılmış. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. Üretilmiş. Başarıdan emin.

Better : Islah olmak. Islah etmek. Geçmek. Daha iyi bir hale gelmek. Daha yakşı. Daha iyi yapmak. Düzeltmek. İlerletmek. Daha iyi. İyisimi.

Made a claim to : Sahip çıkmak.

Made a copy of : Kopyalamak.

Made a decision : Karara varmak.

Made a detour : Dolambaçlı yoldan gitmek.

İngilizce Made better Türkçe anlamı, Made better eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Made better ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compensate : Yerini tutmak. Telafi etmek. Tazminat ödemek. Ödünlemek. Denklemek. Dengelemek. Acısını telafi etmek. Denkleşmek. Bedelini vermek.

Acceded : Katılmak. Uymak. İktidara gelmek. İş başına gelmek. Tahta çıkmak. Razı olmak. Yönetime geçmek. Yanaşmak. Kabul etmek.

Answers : Yanıtlamak. Kefil olmak. Yetmek. Cevap vermek. Karşılamak. Karşılık vermek. Uymak. Tanıma uymak. Cevaplar.

 

Make good : Ödemek (zararı). Güzelleştirmek. Başarmak. Başarılı olmak. Telafi etmek. Tamir etmek. İyileştirmek. Bir hatayı düzeltmek.

Recompenses : Telafi. Zararı karşılamak. Telafi etmek. Tazminat. Tazminat vermek. Karşılığını vermek. Ceza. Karşılamak. Zararını ödemek.

Accede : İktidara gelmek. Yönetime geçmek. İş başına gelmek. Katılmak. Kabul etmek. Uymak. Kail olmak. Yanaşmak. Onaylamak.

Recompensed : Hakkını vermek. Karşılığını vermek. Ödemek. Tazminat vermek. Ödüllendirmek. Cezasını vermek. Telafi etmek. Zararını ödemek. Karşılamak.

Accomplishing : Başarıyla tamamlamak. Başarmak. Becermek. Üstesinden gelmek. Bitirmek. Başarılı olarak tamamlamak. Yapmak. Başarı elde etmek. Almak (yol, zaman). Tamamlamak.

Complete : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yeniden tamamlama. Bütün. Eksiksiz. Tam. Mükemmel. İyice. Tamamlamak. Tamamı. Tekmillemek.

Indemnifies : Ödemek. Sigorta ettirmek. Teminat vermek. Zararı ödemeyi garanti etmek. Zararını ödemek. Dokunulmazlık vermek. Korumak. Geri ödemek. Zarar görmeyeceğine dair peşinen kefil olmak.

Made better synonyms : acceding, answered, indemnify, accedes, completes, carry through, acquit oneself, recouped, compensated, make good, recoup, make restitution, compensates, answer, make amends, accomplish, assume, accomplishes, carry out, recompense, recompensing.