Made a decision türkçesi Made a decision nedir

  • Karara varmak.

Made a decision ile ilgili cümleler

English: I haven't made a decision yet.
Turkish: Henüz bir karar vermedim.

English: Alain made a decision.
Turkish: Alain bir karar verdi.

English: Have you made a decision yet?
Turkish: Henüz karar verdin mi?

English: I made a decision to study abroad.
Turkish: Yurtdışında okumaya karar verdim.

English: Nobody has made a decision yet.
Turkish: Henüz kimse bir karar vermedi.

Made a decision ingilizcede ne demek, Made a decision nerede nasıl kullanılır?

Made : Tam uyan. -den yapılmış. Üretilmiş. Başarıdan emin. Mamul. Yapılı. Yapılmış. -den. Garantili. Tamamen uygun.

A : Bir. La (müzik terimi). Pek iyi. Argonun simgesi. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. Miktar belirtir. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Decision : Karar metni. Yargı. Ara kararı. Emir. Hüküm. Hakemin türlü davranışlara ve durumlara uyan kuralları uygulaması. Sonuç. Kararlılık. Sonyargı. Karar.

Made a claim to : Sahip çıkmak.

Made a copy of : Kopyalamak.

Made a faux pas : Gaf yapmak. Pot kırmak. Çam devirmek.

Made a living : Hayatını kazanma. Geçimini sağlayabilme.

Made a mess : Ortalığı birbirine katmak.

Made a detour : Dolambaçlı yoldan gitmek.

Made a face : Surat etmek.

 

İngilizce Made a decision Türkçe anlamı, Made a decision eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Made a decision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determining : Saptamak. Sabitleştirmek. Karara bağlanmak. Tamlayan. Kararlaştırmak. Neden olmak. Belirleyen. Belirlemek. Belirleme.

Form an opinion : Kanaat oluşturmak. Fikir edinmek. Kanaat uyandırmak. Bir fikir edinmek. Bir karara varmış. Bir fikir oluşturmuş. Bir sonuca ulaşmış.

Adopt a decision : Karar vermek. Seçim yapmak. Karar almak.

Concluded : Sonuçlandırmak. Sonuca varan. Sözleşme yapılmıştır. Sonuç çıkarmak. Anlaşma yapılmıştır. Bitmek. Sonuca varılmış. Iskat edilen hak. Anlaşma yapmak.

Judging : Hüküm vermek. Hakemlik etmek. Muhakeme etmek. Değer biçmek. Tahmin etmek. Yargılamak. Karara varma. Yargılama. Kanısında olmak.

Arrive at a decision : Bir karara varmak.

Concludes : Bağlamak. Durdurmak. Sona erdirmek. Bitmek. Sonuç çıkarmak. Hükmetmek. Anlaşma yapmak. Bitirmek. Sonuçlanmak.

Conclude : Hükmetmek. Sonucuna varmak. Sona ermek. Çözmek. Anlaşmak. Halletmek. Anlaşma yapmak. Sonuçlanmak. Bitirmek.

Determine : Sabitleştirmek. Kararlaştırmak. Karara bağlanmak. Karara bağlamak. Amaçlamak. Karar verdirtmek. Belirlemek. Azmetmek. Saptamak.

Make a decision : Karar almak. Karar vermek.

Made a decision synonyms : reach a decision, adopting a resolution, come to a decision, determines, judge.