Make a book türkçesi Make a book nedir

  • Bahis oynamak.
  • Bahis oynatmak.
  • Bahis yapmak.

Make a book ile ilgili cümleler

English: He is buying some wood so that he can make a bookcase.
Turkish: O, bir kitaplık yapabilmesi için biraz kereste satın alıyor.

Make a book ingilizcede ne demek, Make a book nerede nasıl kullanılır?

Make : Hazırlamak. Verim. Eylemek. Biçim. Meydana getirmek. Düdüklemek. Zorlamak. Yaratmak. Marka. Erişmek.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. La (müzik terimi). Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. En yüksek not. Amperin simgesi. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Book : Rezervasyon yaptırmak. Opera metni. Liste. Yer ayırtmak. Tutmak. Libretto. Kitap. Ayırtmak. (yer) ayırtmak. Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt.

Make a booking : Rezervasyon yaptırmak. Önceden yer ayırtmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bid : Pey sürmek. Teklif götürmek. Teklif geçmek. Çaba harcamak.

Make a blunder : Falso yapmak. Nane yemek. Gaf yapmak. Baltayı taşa vurmak. Pot kırmak.

Make a big stink : Kıyameti koparmak. Olay çıkarmak.

Make a bet : İddiaya tutuşmak. Bahis tutuşmak. Bahis oynamak.

Make a bed : Yatak yapmak.

İngilizce Make a book Türkçe anlamı, Make a book eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Make a book ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bet on : Bahse girme. Üzerine bahis oynamak. Bel bağlamak. Para sürmek. Güvenmek. İnanmak. Para koymak.

Stakes : Ödül. Kazıklarla belirlemek. Desteklemek. Tehlikeye atmak. Kazığa bağlamak. Riske atmak.

Plays : Canlandırmak (tiyatro terimi). Kımıldamak. Turneye çıkmak. Oyunlar. Hareket etmek. Tutmak ( ye). Tutmak. Çalmak (müzik terimi). Oynaşmak.

Staked : Sırığa bağlamak. Çıkar. Tehlikeye atmak. Kazıklarla belirlemek. Riske atmak. Kazık. Rest çekmek. İspalyaya bağlamak. Umudunu bağlamak.

Staking : Kazıklarla belirlemek. Piketaj. Punta ile perçinleme. Desteklemek. Kazıkla işaretleme. Kazığa bağlamak. Tehlikeye atmak. Riske atmak.

Played : Turneye çıkmak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Tutmak ( ye). Rol almak. Oynaşmak. Kımıldamak. Oynamak. Çalmak (müzik terimi). Numarası yapmak. Tutmak.

Bets : Bahse girmek. İddiaya girmek. Para sürmek.

Play : Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Sunmak. Piyes. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Hareket etmek. Oyun. Numarası yapmak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler.

Make a bet : İddiaya tutuşmak. Bahis tutuşmak.

Put up : Yerine koymak. Çıkarmak. Açmak (şemsiye). Havaya kaldırmak. Konaklamak. Misafir etmek. Kapatmak. Artırmak (fiyat). İstif etmek. Gecelemek.

Make a book synonyms : stake, betted, bet, place a bet.