Make a fortune türkçesi Make a fortune nedir

  • Servet yapmak.
  • Zengin olmak.
  • Servet edinmek.

Make a fortune ile ilgili cümleler

English: Ali is likely to make a fortune.
Turkish: Ali muhtemelen servet yapacak.

English: We'll make a fortune.
Turkish: Bir servet yapacağız.

English: You'll make a fortune by taking a chance.
Turkish: Bir şans elde ederek bir kader yaratacaksın.

Make a fortune ingilizcede ne demek, Make a fortune nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapı. Hesap etmek. Zorlamak. Olmak. Kazanç. Marka. Erişmek. Çeşit. -e neden olmak. Hazırlamak.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Bir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Herhangi bir. Miktar belirtir.

Fortune : Uğur. Talih. Kısmet. Fal. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Varlık. Şans. Kaza. Bakı.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Bir işi bağlamak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak.

Make a big stink : Olay çıkarmak. Kıyameti koparmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a bet : Bahis oynamak. Bahis tutuşmak. İddiaya tutuşmak.

Make a bolt : Kirişi kırmak. Tüymek. Kaçmak.

Make a beeline for : Dosdoğru bir yere gitmek. -e hemen gitmek. Doğruca gitmek. Dosdoğru ve çabucak gitmek. Kestirmeden gitmek.

 

İngilizce Make a fortune Türkçe anlamı, Make a fortune eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a fortune ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gain wealth : Servete kavuşmak.

Make a killing : Vurgun vurmak. Çok para kazanmak. Bir servet elde etmek. Voliyi vurmak. Para kazanmak. Büyük kar elde etmek. Canlıyı bulmak. Vurgun yapmak. Çok kazanmak.

Abound : Bol olmak. Bollaşmak. Çok sayıda olmak. Dolu olmak. Çok sayıda bulunmak. Çok olmak. Kaynamak. Bollanmak. Bol miktarda bulunmak.

Make a pile : Parsayı toplamak. Voliyi vurmak. Yükünü tutmak. Küpünü doldurmak. Çok para kazanmak.

Get rich : Biti kanlanmak. Varsıllaşmak. Zenginleşmek. Zenginlemek. Palazlanmak. Tüylenmek.

Getting rich : Zenginleşmek.

Have a well lined purse : Çok paraya sahip olmak. Bol paraya sahip olmak.

Acquire wealth : Servet kazanmak.

Make a fortune synonyms : carve out a fortune, made a fortune, make a pile of money, become rich, shake the pagoda.