Make a scene türkçesi Make a scene nedir

  • Olay çıkarmak.
  • Olay çıkartmak.
  • Taşkınlık yapmak.
  • Çıngar çıkarmak.
  • Gerginlik yaratmak.
  • Rezalet çıkarmak.

Make a scene ile ilgili cümleler

English: Don't make a scene in public.
Turkish: Herkesin önünde rezalet çıkarmayın.

English: Don't make a scene.
Turkish: Olay çıkartmayın.

English: I didn't mean to make a scene.
Turkish: Ben olay çıkarmak istemedim.

English: Do not make a scene in front of everyone.
Turkish: Herkesin önünde olay çıkartma.

Make a scene ingilizcede ne demek, Make a scene nerede nasıl kullanılır?

Make : Yaratmak. Erişmek. Zorlamak. -e neden olmak. Olmak. Verim. Hazırlamak. Kazanç. Çeşit. Biçim.

A : Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Bir.

Scene : Manzara. Sahne dekoru. Görünçlük. Tablo. Olay. Görünüm. Faaliyet alanı. Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da kümenin günlük yaşam görüntülerini sergilediği, esnek gözlem öğeleriyle donatılmış eylem ye gözlem alanı. Dekor. Keste.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmaya varmak. Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Bir işi bağlamak. Mutabık kalmak.

Make a bet : Bahis oynamak. Bahis tutuşmak. İddiaya tutuşmak.

 

Make a bolt : Kaçmak. Tüymek. Kirişi kırmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a big haul : Parayı götürmek. Vurgun yapmak. Malı götürmek. Haksız kazanç sağlamak. Parayı bulmak. Parayı indirmek.

Make a beeline for : Doğruca gitmek. -e hemen gitmek. Kestirmeden gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek. Dosdoğru ve çabucak gitmek.

İngilizce Make a scene Türkçe anlamı, Make a scene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a scene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kick up a fuss : Rahatsızlık yaratmak. Kıyameti koparmak. Kavga çıkarmak. Sorun çıkarmak. Mesele çıkarmak. Hır çıkarmak.

Put in : Vurmak. Yerleştirmek. Eklemek. Diye eklemek. Sunmak. Başvurmak. Takılmak. Geçirmek (vakit). Limana girmek. İçeri sokmak.

Make a fuss of : Sorun çıkarmak. Kavga çıkarmak. Kavgaya yol açmak. Yaygara koparmak. Gerilim yaratmak. Mesele çıkarmak. Karışıklık çıkarmak. Sorun yaratmak.

Raise a stink : Sorun yaratmak. Şiddetle itiraz etmek. Şikayetçi olmak. Hır çıkarmak. Kıyameti koparmak.

Scandalize : İftira etmek. Rezalet çıkararak birini utandırmak. Skandal yaratmak. Mahçup etmek. Karalamak. Mahcup etmek. Utandırmak. Rezalet çıkararak (birini) utandırmak.

Horrify : Şok etkisi yapmak. Dehşete uğratmak. Dehşete düşürmek. Şoke etmek. Korkutmak. Sarsmak.

Create a stink : Kıyameti koparmak.

Let oneself go : Kendini koyvermek. Kendini bırakıp coşmak. Coşmak. Kafa dağıtmak. Rahatlamak. Kendine özen göstermemek. İplerini kopartmak. Kendini bırakmak. Kendini kapıp koyuvermek.

Kick up a row : Yeri göğü inletmek. Hır çıkarmak. Karışıklık çıkarmak. Patırtı çıkarmak. Gürültü çıkarmak. Ortalığı birbirine katmak. Kıyameti koparmak. Gürültü yapmak. Kavga çıkarmak.

 

Put on a scene : Kıyameti koparmak.

Make a scene synonyms : make a big stink, made a scene, generate tension, cause a scandal, create a scandal, raise cain, slop over, pick a fight, make a stink, scandalized, horrifies, pick a quarrel, scandalizes, make the fur fly, make a row, scandalise, make the feathers fly, scandalised, kick up a stink, raise hell, horrifying.