Make a splash türkçesi Make a splash nedir

  • Çok dikkat çekmek.
  • Fiyaka yapmak.
  • Sükse yapmak.
  • Caka satmak.
  • İlgi çekmek.
  • Prim yapmak.

Make a splash ingilizcede ne demek, Make a splash nerede nasıl kullanılır?

Make : Düzeltmek. Erişmek. Yapılış şekli. Hesap etmek. Kazanç. Çeşit. Marka. Düdüklemek. Eylemek. Olmak.

A : Bir. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı.

Splash : Reklamını yapmak. Sıçratılan suyun sesi. Yıkanmak. Şarlamak. (su) sıçratma. Sıçratmak. (su) sıçratmak. Sürmek (boya vb.). Sıçramak. Yağmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak.

Make a bet : Bahis tutuşmak. Bahis oynamak. İddiaya tutuşmak.

Make a bolt for : Tabanları yağlamak. Tüymek. Fırlayıp bir yere doğru koşmak. Fırlamak. Kaçmak.

Make a bolt : Kirişi kırmak. Kaçmak. Tüymek.

Make a big stink : Olay çıkarmak. Kıyameti koparmak.

Make a blunder : Baltayı taşa vurmak. Nane yemek. Gaf yapmak. Pot kırmak. Falso yapmak.

İngilizce Make a splash Türkçe anlamı, Make a splash eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a splash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Air : Açılmak. Genel durum. Nağme. Arya. Gökyüzü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hafif rüzgar. Herkese söylemek. Yayın. Teneklendirerek kurutmak.

Flaunts : Sergilemek. İhlal etmek. Hava atmak. Övünerek göstermek. Göz önüne sermek. (kural veya yasayı) takmamak. Açıkça karşı gelmek. Havasını atmak. Gösteriş yapmak.

Be at a premium : Rağbette olmak. Rağbet görmek. Tutulmak.

Pack in : Sarmak. (sigarayı veya alkolü vb) bırakmak.

Put on airs : Fasulye gibi kendini nimetten saymak. Hava atmak. Büyüklük taslamak. Poz takınmak. Kurumlanmak. Çalım satmak. Kurum satmak. Hava basmak.

Swagger : Kurulmak. Hava atmak. Kasıntılı yürüyüş. Kasıntı. Horozlanmak. Çalım. Kasılarak yürümek. Kurum satmak. Kasım kasım kasılmak. Kasılma.

Attract attention : Dikkat çekmek. İlgi görmek. Dikkatini çekmek. Dikkati üzerine çekmek. Dikkatleri üzerine çekmek. Dikkati çekmek. Dikkatleri üzerine toplamak.

Click : Çıt etmek. Tıkırdatmak. Başarmak. Uyuşmak. Anlamak. Çakılmak. Şansı olmak. Başarılı olmak.

Spotlight : Projektör ışığı. Far. Montaj kiti spot lambası. Gündem. Yaygınlık. Spot lamba. Sahne ışığı. İlgi. Halkın ilgisi. Işıldak.

Swaggered : Kasıla kasıla yürümek. Racon kesmek. Çalım. Kurulmak. Dayılanmak. Palavra atmak. Kasılmak. Kasılarak yürümek. Kırıtmak.

Make a splash synonyms : flaunt, shoot a line, draw interest, flaunted, show off, make a name for oneself, cut a big swath, put on an act, clicks, give oneself airs, shown off, put on the dog, arouse interest, sell at a premium, cut a wide swath, draw attention, clicked, swaggers.