Mechanics türkçesi Mechanics nedir

  • Devim ve denge yasalarını, devindirici güçleri, makinelerin devim ve dirençlerim inceleyen bilim. bu bilime ilişkin.
  • Eğitim, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.
  • Mekanik.
  • Nesne, dizge, özdek ya da taneciklerin özelliklerini, değişkenlerini yer ile zamana bağlı olarak türeten ana kural, denklem, fiziksel yasalar topluluğu (nicem düzeneği, newton düzeneği, sayıtım düzeneği... gibi).
  • Hareket bilimi.
  • İşleybilim.
  • Makine bilimi.
  • Düzenek.
  • İşley bilimi.
  • Mekanik bilimi.
  • Mekanikerler.
  • Kuvvetlerin özdekler ve devinimler üzerine etkisini inceleyen doğabilim dalı.
  • Teknik.
  • Devim ve denge sorunlarını inceleyen bilim.
  • Cisimlerin devinimleri ve bunları yöneten kural ve yasaları araştıran bilgi dalı.

Mechanics ile ilgili cümleler

English: If you think you understand quantum mechanics, you don't understand quantum mechanics.
Turkish: Kuantum mekaniğini anladığını düşünüyorsan, kuantum mekaniğinden anlamıyorsun.

English: Lawyers and auto mechanics are the people I trust the least.
Turkish: Avukatlar ve oto tamircileri en az güvendiğim insanlardır.

English: He studied electromechanics and Buddhism at the local university.
Turkish: Yerel üniversitede Budizm ve elektromekanik okudu.

Mechanics ingilizcede ne demek, Mechanics nerede nasıl kullanılır?

 

Applied mechanics : Tatbiki mekanik. Uygulamalı mekanik.

Celestial mechanics : Göksel mekanik. Gökcisimlerindn ağınım etkisi altındaki devinimlerini inceleyen bilim dalı. Gök işleybilimi. Gökcisimlerinin devinmelerini ve devinme kanunlarını inceleyen gökbilim kolu. Astronomi mekaniği. Gök mekaniği. Fizik, uzay alanlarında kullanılır.

Fluid mechanics : Akışkan mekaniği. Akışkanlar mekaniği. Sıvı mekaniği. Akışkanların işleysel özelliklerini inceleyen doğabilim dalı. Akışkanlar işleybilimi.

Laws of mechanics : Mekanik yasaları. Statik ve kinematik bilimlerinin temel yasaları. Kinetik.

Quantum mechanics : Nicemsel işleybilim. Nicemsel mekanik. Öğecik içindeki çekirdeğin ve eksiciklerin davranışlarını inceleme, çok küçük ölçekteki olayları yorumlama yöntemi olarak çağımızda geliştirilen ve newton işleybilimi yerine geçen bir işleybilim dalı. Kuvantum mekaniği. Kuantum mekaniği.

Telemechanics : Uzaktarım. Uzaktan kumanda jüyesi. Telemekanik.

Aeromechanics : Hareket halinde veya dengede olan hava veya diğer gazları inceleyen bilim. Hava ve gaz hareketlerini inceleme bilimi. Aeromekanik. Gazlar mekaniği.

Hydromechanics : Hidromekanik. Su ve diğer sıvılar mekaniği bilimi.

Rock mechanics : Kayaç düzeneği. Kaya mekaniği.

Soil mechanics : Toprak mekaniği. Zemin mekaniği.

İngilizce Mechanics Türkçe anlamı, Mechanics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mechanics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Technique : Usul. Uygulayım. Fen. Yöntem. Bilimsel bilgiye ulaşmak üzere yapılan gözlem ve çözümlemelerde başvurulan kurallı işlemler dizgesi. Herhangi bir sanat, üretim ve öğretim etkinliği için baş vurulması gereken beceri, işlem ya da yol. mekanik uğraşılara, sanayi ile ilgili işlere ya da uygulamalı bilimlere ilişkin. Yordam. Herhangi bir işin yapılması usulü.

 

Physics : Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. Fizik (bilim). Öğrencilere fizik biliminin temel ilkelerini kavratmak, doğa olaylarının niteliğini anlatarak doğanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak, yurdumuzun enerji ve zenginlik kaynaklarını tanıtmak ve birtakım teknik bilgi ve becerilerin günlük hayat sorunlarının çözümünde nasıl kullanılacağını açıklamak amacıyla orta dereceli okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders. Fizik. Doğabilim. Özdek, erke ve bunların karşılıklı etkileşimlerini inceleyen bilim dalı. Fiziksel.

Performance : Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Gösteri. İcraat. İş yapabilme ya da bir edim sürecini başarıyla sonuçlandırma yeteneği olarak beliren, beceri ya da başarı ölçüsü olarak kullanılan edebilme gücü. Temsil. Ödeme. Oyun. Oynanma (oyun). Performans. Yerine getirme.

Hydraulics : Su enerjisi bilimi. Hidrolik bilimi. Hidrolik. Hareketli akışkan bilimi. Sıvıbilim.

Technics : Bkz.technology. Teknoloji. Uygulama. Yöntem.

Apparatus : Ekipman. Apparatus. Aletler. Takım. Alet. Malzeme. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Bir görüngüyü gerçekleştirmek, gözlemlemek, bir büyüklüğü ölçmek gibi etkinliklerde duyu ergenlerimizin algılama sınırlarını genişletmeye yarayan her çeşit düzenek. Vasıta.

Mechanicals : Mekaniksel. Otomatik. Makineli. Makine ile yapılan. Mihaniki. Mekanikal. Makine ile ilgili. Makineye ait.

Kinetics : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Devibilim. Kütle hareketlerinin kuvvetlerle ilişkisini inceleyen bilim dalı. Devimbilim. Kimyasal tepkimelerin hızlarını ölçen, bu hızlardan tepkimelerin derecelerini ve işlergelerini çıkarmaya çalışan bilim dalı. Kinetik bitimi. Hızbilim. İşleybilimin devinimlerle uğraşan alt dalı. anlamdaş seğirtim bilgisi. Devim bilgisi. Kinetik.

Aerodynamics : Ayrodinamikler. Aerodinamik bilim. Aerodinamik. Hava devinim bilimi.

Mechanics synonyms : newtonian mechanics, carrying into action, classical mechanics, mechanically skillful, sciences, science, kinematics, contrivances, pneumatics, engineering, machinery, statics, carrying out, fluid mechanics, dynamics, technic, mechanisms, geek, proceeding, natural philosophy, aeromechanics, mechanism, mechanical, technical, contrivance, method, execution, techniques, technicals, geeks, tech, mech.

Mechanics ingilizce tanımı, definition of Mechanics

Mechanics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That science, or branch of applied mathematics, which treats of the action of forces on bodies.