Mermer nedir, Mermer ne demek

Mermer; bir jeoloji terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı.
  • Beyaz ve ince bir tür bez
  • Bu taştan yapılmış.

"Mermer" ile ilgili cümleler

  • "Başhemşire, hastanenin mermer salonunda karşıladı doktoru." - N. Cumalı
  • "Fırçayı tutamıyor parmakları nakkaşın / Mermeri oymaz oldu eli heykeltıraşın" - F. N. Çamlıbel

Yerel Türkçe anlamı:

Tezgâhta, iplikleri gücülere çeken araç.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kireçtaşının başkalaşımı ile oluşmuş bir kayaç. (Arı halde ak, çeşitli karışım maddeleri ile çok çeşitli renklerde olabilir. Teknikte parlatılabilen her türlü taşa mermer adı verilmektedir.)

İngilizce'de Mermer ne demek? Mermer ingilizcesi nedir?:

marble

Fransızca'da Mermer ne demek?:

marbre

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır kenti, Mermer bucağına bağlı bir bölge. Sivas ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Mermer hakkında bilgiler

Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesiyle meydana gelmiş bileşimdir. Bileşimlerinin %90-98'i CaCO3'ten (Kalsiyum karbonat) oluşmaktadır. Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir. CaCO3 kristallerinden oluşan mermerlerde esas mineral “Kalsit” tir. Aynı zamanda az miktarda silis, silika, feldspat, demiroksit, mika, fluorin ve organik maddeler bulunabilir. Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. Fakat yabancı maddeler nedeniyle sarı, pembe, kırmızı, mavimtırak, esmerimsi ve siyah gibi renklerde de olabilirler. Mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice kenetlenmiş "Kalsit Kristalleri"nden oluştuğu görülür.

 

Endüstriyel anlamda “mermer”; kesilip parlatılabilen her cins taş mermer olarak kabul edilmektedir. Taşın cinsi ve içeriği ne olursa olsun büyük ebatta blok elde edilebilme, kesilme ve cilalanma gibi özellikler göstermesi, o taşın mermer olarak kabul edilmesine kafi gelmektedir. Bunlardan granit, diyabaz, lösitli siyenit, fanolit ve serpantinler gibi magmadan türeyen kayaçlar da bu suretle mermer tanımının içine girmektedir.

5 Haziran 2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Kanununda Mermer;‘ II. Grup madenler; Dekoratif taşlar, Traverten, Kalker, Dolomit, Kalsit, Granit, Siyenit, Andezit, Bazalt ve benzeri taşlar’ içerisinde yer almaktadır.

 

Milattan önceki devirlerde inşa edilmiş birçok eserde mermere rastlanmaktadır. Bu eserlerde kullanılan mermerlerin türleri çok çeşitli olmakla birlikte ebatlarının çok büyük olduğu dikkat çekmektedir. Tarihi , antik tapınaklarda, heykellerde, saraylarda, Mısır firavun mezarlarında, piramitlerde , surlarda, kalelerde, stadyum ve açık hava tiyatrolarında mermere sıklıkla rastlanmaktadır.

Mermer ile ilgili Cümleler

  • Mermer zeminler güzeldir.
  • Bu heykel mermerden yapılmıştır.
  • Onlar mermerden bir heykel yontuyorlar.

Mermer anlamı, tanımı:

Bileşim : İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı. Bileşme işi.

Karbonat : Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı. Sodyum bikarbonat. Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir. Bu renkte olan.

Cila : Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş. Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki.

İnce : Ayrıntılı. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı.

Mermer gibi : Beyaz, parlak, sert, sağlam ve pürüzsüz.

Mermer kireci : Mermerden yapılmış kireç.

Su mermeri : Kaymak taşı.

Mermerşahi : Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş.

Mermerci : Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.

Mermercilik : Mermer işleme sanatı. Cilalı yüzeyler elde etmek için sert taşları işleme sanayisi.

Mermerimsi : Mermersi.

Mermerleşme : Genellikle başkalaşma etkisiyle, kireç taşlarının yeniden billurlaşma sonucu mermere dönüşmesi.

Mermerleşmek : Mermer durumuna dönüşmek.

Mermerli : Mermeri olan.

Mermerlik : Mermer çıkarılan yer. Mermerle döşeli yer.

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Renkli : Neşeli, canlı, ilgi çekici. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

Damarlı : Damarı olan. Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş.

Billur : Duru, temiz ve akıcı. Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim. Kesme cam, kristal. Koç yumurtası. Bu maddeden yapılmış.

Kireç : Kalsiyum hidroksit, Ca(OH). Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO).

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Kalker : Kireç taşı.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Mermer balığı : Torpil balığı.

Mermer dalak hastalığı : Kanatlı grup-2 adenovirüslerı tarafından, 3-8 haftalık sülünlerde ve birçok kanatlı türünde, dalağın beneklenmesi sonucu, âdeta mermer görünümünü kazanmasıyla ve sindirim organları haricinde tüm organlarda çekirdek içi inklüzyonların biçimlenmesiyle belirgin viral hastalık.

Mermer dayağı : Dokuma tezgâhındaki mermeri çevirmeye yarayan ağaç çubuklar.

Mermer kemik hastalığı : Osteopetrozis.

Mermer ocağı : (coğrafya)

Mermer semender : Kuyruklu iki yaşamlılar (Urodela) takımının, semendergiller (Salamandridae) familyasından, 13-14 cm kadar uzunlukta, Avrupa ve Anadolu'da yaşayan bir tür. (Triturus marmaratus,): Kuyruklular (Urodela) takımının semendergiller (Salamandridae) familyasından bir amfibyum türü. Uzunluğu 13-14 cm. Avrupa ve Anadoluda yaşar.

Mermerdek : Yabanördeği türünden bir kuş.

Mermerleştirme : Mermerleştirmek işi.

Mermerleştirmek : Mermer durumuna getirmek.

Mermersi : Mermeri andıran, mermere benzeyen, mermer gibi, mermerimsi.

Diğer dillerde Mermer anlamı nedir?

İngilizce'de Mermer ne demek? : [MERMER] adj. marmoreal, marmorean, marble

n. marble

Fransızca'da Mermer : marbre [le]

Almanca'da Mermer : n. Marmor

adj. marmorn

Rusça'da Mermer : n. мрамор (M)

adj. мраморный