Metamale türkçesi Metamale nedir
- Üstün erkek.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- X kromozom ile otozom oranının (x/a) 0.5'den küçük olduğu anormal drosophila erkekleri. bir x kromozomu ve üç takım otozoma sahiptir. süper erkek.
Metamale ingilizcede ne demek, Metamale nerede nasıl kullanılır?
Metamagnetic : Aramıknatıssal. Metamanyetik.
Metamathematics : Metamatematik. Metamatematik bilimi.
Metamer : Üst eşiz.
Metamere : Segment. Metamer. Bölüt. Döllenmiş yumurtanın bölünmesinden sonra embriyoda meydana gelen ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. segment, metamer. Metamerik canlıların segmentlerinden birisi, bölüt. Ense halkası. Döllenmiş yumurtanın bölünmesinden sonra embriyoda meydana gelen ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri, metamer, segment. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Metameric : Metamerik. Üst eşizli.
Metamizole sodium : Aminopirinin 4-metilaminometansülfanat sodyum türevi olan ağrı kesici, ateş düşürücü ve yangı giderici etkileri bulunan ilaç. Metamizol sodyum.
Metamorphic : Başkalaşıma uğrayan. Metamorfik. Başkalaşan. Başkalaşmış.
Metamery : Metameri. Metamerizm.
Metamerism : Metameri. Aynı moleküler formüle sahip fakat molekül içindeki gruplar farklı dizildiğinden moleküllerin farklı fiziksel özellikler göstermeleri, izomerizm. eklem bacaklılarda vücudun antero-posteriyör ekseni boyunca biri birini izleyen segmentlere ayrılması. Metamerfik. Segmentli bir yapı gösterme. Metamerizm. Metameriz.
Metamorphic rock : Metamorfik kaya. Başkalaşım kayacı. Metamorfik kayaç. Başkalaşmış kayaç. Metamorfik kayaçlar. Başkalaşmış kaya.
İngilizce Metamale Türkçe anlamı, Metamale eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Metamale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Somite : Metamer. Eklem bacaklılarda, vücut segmentlerini veya metamerleri ifade etmek amacıyla kullanılan terim. dorsal mezodermin belirli aralıklarla boğumlanmasıyla oluşan yapılar. Bölüt. Vücut segmentlerinin her biri. Belli hayvanların vücutlarında biri diğerinin yanında bir şekilde dizilmiş bölümlerden herhangi biri (zooloji). İçinden kaslar ve omurların geliştiği embriyonik hücreler tabakası (embriyoloji). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ense halkası. Somit.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Acacia : Akasya. Mimoza. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Metamale synonyms : republic of ghana, a cell, a protein, abambulacral area, segment, gold coast, supermale, abiotic factor, aardvarks, abiotic environment, aardwolf, ghana.

Bu kısımda Metamale kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Metamale ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Metamale anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Metamale ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.