Metzler paradox türkçesi Metzler paradox nedir

  • Dış ticarette dışalımcı ülkenin dışalım mallarına gümrük tarifesi koyması ve dışalım malları isteminin esnek, sunumunun katı olması durumunda, dışsatımcı ülkenin malını satmak ve pazarını kaybetmemek için fiyatlarını düşürmesinin tarife koyan dışalımcı ülkede hem dışalım hem de dışalıma rakip malların fiyatlarının yurtiçi fiyatlara göre düşeceğini ifade eden ve l. a. metzler tarafından ileri sürülen çelişki. krş. stolper-samuelson önermesi.
  • Metzler çelişkisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Metzler paradox ingilizcede ne demek, Metzler paradox nerede nasıl kullanılır?

Paradox : Çelişki. Çatışkı. Bir önermenin, hem kendisinin hem de çelişiğinin aynı zamanda doğru olması. Mantıkla çelişen ama doğru olan söz. Çelmece. Tutarsızlık. Tezat. Aykırıkanı. Paradoks. Yanıltmaç.

Metzler lag : Üretimin yapılması ile üretilen malın satışından sağlanan gelirin elde edilmesi arasında geçen zaman. Metzler gecikmesi.

Attached paradox : İliştirilmiş paradox.

C value paradox : C değeri paradoksu. Bir organizmada haploit hücredeki total dna miktarının azalması ile evrimsel karışıklığın meydana gelmesi.

Economic paradox : İktisadi çelişki. Birey için akılcı olan iktisadi kararların toplum açısından akılcı olmaması ya da başlangıçta birey için doğru olan iktisadi kararın ters sonuç vermesi. krş. değer çelişkisi, king yasası, tutumluluk çelişkisi.

 

Giffen paradox : Giffen çelişkisi. Malın fiyatı düşerken tüketicinin o mala yönelik isteminin azalması, fiyatı yükselirken artması durumu, diğer bir deyişle malın fiyatı düştüğünde ortaya çıkan negatif gelir etkisinin pozitif ikame etkisinden mutlak değer olarak büyük olması.

İngilizce Metzler paradox Türkçe anlamı, Metzler paradox eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metzler paradox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Metzler paradox synonyms : a change in supply, ability to pay approach, a shift in individual demand, abnormal budget, a shift in demand, a shift in supply.