Mi5 türkçesi Mi5 nedir

  • Askeri istihbarat 5.
  • Askeri istihbarat birimi.

İngilizce Mi5 Türkçe anlamı, Mi5 eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mi5 ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hour : Zaman. Sögen. Saat. Vakit. Bir günün yirmi dörtte biri uzunluğundaki zaman aralığı.

Unit of time : Zaman birimi. Birim zaman. Tekrar edilen gök olaylarına dayanılarak seçilen zaman aralığı: güneş günü, yıldız günü, ortalama gün gibi. Birim süre.

Minute : Dikkatli. Çok küçük. Ayrıntılı. An. Minik. Ufacık. Çok titiz. Zabıt. Tutanak tutmak. Zabıtname.

S : İngiliz alfabesinin 19'uncu harfi. Entropinin simgesi. Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür. Kükürt. S saniyenin simgesi. Sülfürün simgesi. İngiliz alfabesinin on dokuzuncu harfi.

Hr : İk. Zaman dilimi. Saat. S. Sa. Hour (saat). İnsan kaynakları. 60 dakikalık zaman dilimi.

Sec : Sn. Sec fonksiyonu. Saniye. Sek. Securities exchange commission. Buruk. Abd sermaye piyasası kurulu. San. Böl. Dry.

Middle : Vasat. Orta kısım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta yer. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Bel. Ara. Göbek adı. Vasati. Aradaki.

Time unit : Zaman birimi.

 

Second : Yardım etmek. İlerletmek. Desteklemek. Düelloda şahit. Göreve getirmek (brit. ask.). Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). İkinci. Defolu mal. Saniye.

Mi5 synonyms : 60 minutes.

Mi5 zıt anlamlı kelimeler, Mi5 kelime anlamı

Early : İlk zamanlarında. İlk. Erkenden. Önceki. Eski. -in başlarında. Erken.

Late : Rahmetli. Son zamanlarda olan. Merhum. Tehirli. Geç kalan. Eski. Gecikmiş. Son zamanlardaki. Her zamanki. Son.

Segregate : Ayrılmak. Ayırım yapmak. Ayırmak. Ayrılmış. Ayrım yapmak. Ayrı tutmak. Tecrit etmek. Tefrik etmek. Irkçılık yapmak. Büyük bir cisimden ayrılmak.