Minister of justice türkçesi Minister of justice nedir

  • Adliye vekili.
  • Hukuki meseleler ve mahkemelerden sorumlu devlet kurumu başkanı (adalet bakanı).
  • Tüze bakanı.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Adalet bakanı.

Minister of justice ingilizcede ne demek, Minister of justice nerede nasıl kullanılır?

Minister : Yardım etmek. Vaizlik yapmak. Bakmak. Bakan. Nazır. Orta elçi. Papaz (protestanlıkta). Ortaelçi. Vekil. Papaz.

Of : -den. Den. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. -nın. Karşı. -dan. -in. Hakkında. -nin.

Justice : Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Dürüstlük. Tüze. Adalet. Yargı hakkı. Doğruluk. Hakkaniyet. Yargı. Hakim. Yerindelik.

Minister of commerce : Ticaret bakanı.

Minister of communications : İletişim bakanı. Ulaştırma bakanı. Telekomünikasyon politikaları ve düzenlemelerinden sorumlu devlet kurumu başkanı.

Minister of construction and housing : İmar ve iskan bakanı. Tüm nüfusun ev sahibi olması ve inşaat sektöründen sorumlu devlet kurumu başkanı.

Minister of finance : Ulusal ekonomi politikalarının planlanması ve uygulanmasından sorumlu kurumun başındaki devlet görevlisi (ekonomi bakanı). Maliye bakanı.

Minister of labour : Çalışma bakanı.

Minister of culture : Kültürel işlerden sorumlu devlet yetkilisi (kültür bakanı). Kültür bakanı.

Minister of foreign affairs : Dışişleri bakanı.

 

İngilizce Minister of justice Türkçe anlamı, Minister of justice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minister of justice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Administration of justice : Yargı. Adliye. Yargı idaresi. Kaza uygulamaları. Adalet yönetimi.

Abstainer : Çekimser. İçki içmeyen kimse. Sakınan kişi. Oy vermeyen biri. Çekimser kalan biri. Müstenkif. İçki içmeyen biri.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

Act of witness : Tanıklık.

Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Law officer : Hukuk danışmanı. Kanun sözcüsü. Hukuk subayı. Savcı. Başsavcı. Müddeiumumi.

Abstention : Çekimserlik. Vazgeçmek. Uzak durma. Sakınma. Kaçınma. Oy vermeme. Çekimser kalma. Çekinme. Çekimser oy.

Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.

Minister of justice synonyms : allegation, abduction, annulment, administrative districts, accused, abetment, acts contra bonos mores.