Mistaken türkçesi Mistaken nedir

Mistaken ile ilgili cümleler

English: Ali is often mistaken for his brother.
Turkish: Ali sık sık kardeşi ile karıştırılıyor.

English: Ali is either mistaken or he's a liar.
Turkish: Ali ya yanılıyor ya da o bir yalancı.

English: A stranger tapped me on the shoulder from behind. He must have mistaken me for someone else.
Turkish: Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.

English: A man was shot in a case of mistaken identity.
Turkish: Kimliği bir başkasıyla karıştırılan bir adam vuruldu.

English: Ali is often mistaken for a student.
Turkish: Ali sık sık yanlışlıkla bir öğrenciye benzetilir.

Mistaken ingilizcede ne demek, Mistaken nerede nasıl kullanılır?

Mistaken identity : Kimlik saptamada yanılma. Yanlış kimlik tespiti.

Be mistaken : Aldanmak. Yanılgıya düşmek. Yanılmak. Hataya düşmek. Yanlışı olmak. Yanılgı içine düşmek.

If i am not mistaken : Yanlış hatırlamıyorsam eğer. Yanılmıyorsam eğer. Yanılmıyorsam.

Sadly mistaken : Büyük yanılgıya düşmüş.

Mistakenly : Yanlışlıkla. Sehven.

Fatal mistake : Ölümcül veya ölüme sebep olan hata. Kesin ve belirleyici hata. Hayati yanlış. Çok kritik hata. Ölümcül hata.

By mistake : Yanlışlıkla. Sehven.

 

Mistake somebody for somebody else : Başkasıyla karıştırmak.

Made a mistake : Yanılmak. Yanlış yapmak.

There is no mistake about it : Şüpheye yer yok. Hataya yer yok. Onunla alakalı yanlış yok. Bu konuda hata yok. Hata için oda yok.

İngilizce Mistaken Türkçe anlamı, Mistaken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mistaken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amiss : Hatalı olarak. Ters. Kusurlu. Kötü. Eksik. Bozuk. Fena.

Errors : Suç. Hatalar. Falso. Hata. Yanlışlık. Yanılgı.

Faultiest : En hatalı. Kusurlu. Arızalı. Bozuk.

Errant : Başıboş dolaşan. Maceracı. Maceraperest. Serseri. Ayak işi. Vefasız.

Failure : Yapmayış. Sınıfta kalma. Bilgisayar, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Tükenme. Batma. Bulunmama. Eksiklik. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması. Yapmama. İhmal.

Erring : Yanlış yapan. Yoldan sapmış. Günahkar. Hata yapmış. Yanılma. Vefasız.

Inconsequential : Alakasız. Mantıklı bir sonuca varmayan. Tutarsız. Konu dışı. Sonuçsuz. Önemsiz. İncir çekirdeğini doldurmaz. Mantıksız.

All out : Toptan. Topyekün. Tüm gücünü kullanan. Bitkin. Tüm gücüyle. Elinden gelen. Elinden geleni yaparak. Şaşırmış. Gücünün tamamını kullanarak.

Booboos : (argo) hata. Hata. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır).

Falser : Göstermelik. Taklit. Yalancı. Yalandan yapılan. Takma. Hileli. İki yüzlü. Falsolu. Düzmece.

Mistaken synonyms : falsest, wrong, bug, false, illegitimate, faulty, improper, inapt, idle, erred, beside the point, discursive, faultier, baseless, impertinent, error, erroneous, awry, broch, all wet, idlest, fallacious, defective, inappropriate, errants, inapposite, booboo, ill timed, corrigendum, demerit, at fault, misguided, incongruous.

 

Mistaken zıt anlamlı kelimeler, Mistaken kelime anlamı

Right : Haklı. Hak. Tam olarak. Doğrulmak. Doğrudan doğruya. Doğru. Haklı çıkarmak. Çeki düzen vermek. Gayet. Sağdan.

Correct : Yanlışsız. Tam. Bir sayışımı, bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme. Islah etmek. Tashih etmek. Düzeltme. Doğrulamak. Uygun. Kusursuz. Ayarlamak.

Mistaken ingilizce tanımı, definition of Mistaken

Mistaken kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a mistaken man. Having a wrong opinion or a misconception. Being in error. He is mistaken. Judging wrongly.