Mobilizing türkçesi Mobilizing nedir

  • Seferber etmek.
  • Silah altına almak.
  • Hareketlendirmek.
  • Hareket eden.
  • Hareketlendirme.

Mobilizing ile ilgili cümleler

English: Will the Social Democrats succeed in mobilizing enough voters on Election Day?
Turkish: Sosyal Demokratlar seçim günü yeterince seçmeni harekete geçirmeyi başaracak mı?

Mobilizing ingilizcede ne demek, Mobilizing nerede nasıl kullanılır?

Demobilizing : Salıvermek. Seferberliği sona erdirmek. Demobilize etmek. Seferberliği kaldırmak. Hizmet dışı bırakmak. Terhis etmek.

Immobilizing : Tedavülden kaldırmak. Hareketsiz hale getirmek. Hareketsizleştirme. Sabitlemek. Bloke etmek.

Mobilization : Mobilizasyon. Seferber edilme. Harekete geçirme. Seferber etme. Seferberlik. Taşınma. Nakletme. Akışkanlık. Harekete gelme veya getirme.

Mobilization day : Seferberlik günü.

Mobilization order : Seferberlik emri.

General mobilization : Umumi seferberlik. Askeri birliklerin yaygın olarak orduya çağırılması.

Labor mobilization : İşgücü mobilizasyonu. İş görevi ve veya veya iş yeri değiştirme.

Mobilizations : Taşınma. Nakletme. Nakil. Seferber etme. Seferberlik. Seferber edilme. Mobilizasyon. Harekete geçirme. Akışkanlık.

Economic mobilization : Ekonomik seferberlik. İktisadi seferberlik.

Mobilize : Akışkanlık kazandırmak. Harekete geçmek. Tedavüle sokmak. Seferber olmak. Silah altına almak. Hareketlendirmek. Harekete geçirmek. Mobilize olmak. Seferber etmek.

 

İngilizce Mobilizing Türkçe anlamı, Mobilizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mobilizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mobile : Cep telefonu. Değişken (fikir). Rüzgarın etkisiyle hareket eden küçük süs eşyası. Devinimli. Hareketli. Yer değiştirebilen. Gezgin. Değişken. Oynak.

Mobilizes : Tedavüle sokmak. Akışkanlık kazandırmak. Harekete geçmek. Harekete geçirmek. Mobilize olmak. Seferber olmak.

Philosophizing : Felsefi düşünme. Felsefe ile uğraşmak. Filozofça konuşmak. Filozofça düşünmek.

Mobilised : Harekete geçirmek. Akışkanlık kazandırmak. Tedavüle sokmak. Seferber olmak. Seferberlik. Mobilize olmak. Harekete geçmek.

Brisk : İstenilen hızda hareket eden. Canlı. Canlanmak. Sertçe esen (rüzgar). Çabuk ve aktif. Hareketlilik. Hareketli. Canlandırmak. Faal.

Jazzes : Caz. Cinsel ilişkiye girmek. Canlandırmak. Hız vermek. Ruh. Caz çalmak. Hızlandırmak. İlişkiye girmek. Caz yapmak.

Heat up : Kızıştırmak. Isıtmak. Kızdırmak.

Privateer : Hükümet izniyle çalışan korsan gemi. Gönüllü savaş gemisi. Düşman gemilerine saldıran korsan gemisi. Hükümet izniyle çalışan korsan gemi tayfası. Korsan. Düşmana saldırmaya izinli özel ticaret gemisi. Hükümet izniyle korsanlık yapmak.

Immobilisation : Hareket yeteneği yitimi. İmmobilizasyon. Hareketsizleştirme. Sabitleme. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılma. Bloke etme. Madeni veya kağıt paraların tedavülden çekilmesi (immobilization olarak da yazılır). Hareketini sınırlama. Tedavülden çekme. Hareketsiz kılma.

 

Brisks : Enerjik. Hareketlilik. Çevik. Canlanmak. Sertçe esen (rüzgar). Hareketli. İstenilen hızda hareket eden. Faal. Canlandırmak.

Mobilizing synonyms : moralisation, preachification, moralization, brisker, privateers, briskest, call up, brisked, mobilise, immobilization, acting, heat, recruited, mobilize, called up, heats, animate, brisking, enliven, activations, mobilising, animating, activate, transitional, activation, mobilises, moving, actings, jazz, animates, call to arms, restraint, recruit.