Modified türkçesi Modified nedir

  • Değişimli.
  • Değişmek.
  • Değişikliğe uğramış.
  • Değişmiş.
  • Hafifletmek.
  • Tadil edilmiş veya değiştirilmiş.
  • Değiştirilmiş.
  • Değişkin.
  • Tamlamak.
  • Değiştirmek.
  • Tadil edilmiş.
  • Muaddel.
  • Değişiklik yapmak.
  • Nitelemek.
  • Modifiye.

Modified ile ilgili cümleler

English: It's almost impossible to avoid eating genetically modified food.
Turkish: Genetiği değiştirilmiş gıda yemekten kaçınmak neredeyse imkansız.

English: Do you think it's dangerous to eat genetically modified food?
Turkish: Genetiği değiştirilmiş gıda yemenin tehlikeli olduğunu düşünüyor musunuz?

Modified ingilizcede ne demek, Modified nerede nasıl kullanılır?

Modified atmosphere : Modifiye atmosfer. Gıda ambalajı içerisindeki karbondioksit, azot ve oksijen oranlarının ayarlanması suretiyle gıdaları saklama biçimi.

Modified atmosphere packaging : Herhangi bir ambalaj içerisindeki co2, n2 ve o2 oranlarının ayarlanmasıyla oluşturulan depolama koşullarında paketleme. Modifiye atmosferde paketleme. Modifiye atmosfer paketleme.

Modified exponential curve : Değiştirilmiş üstel eğri.

Modified frequency modulation : Değiştirilmiş frekans modülasyonu.

Modified martempering : Değişik marmenevişleme.

Pooled fully modified estimator : Havuzlanmış tam değiştirilmiş tahminci.

By modified : Değiştirme tarihine göre. Değiştirene göre.

 

Fully modified least absolute deviation : Tam değiştirilmiş enküçük mutlak sapma.

Fully modified ols : Fmols. Tam değiştirilmiş enküçük kareler.

Genetically modified foods : God. Genetik olarak değiştirilmiş gıda ham maddesi veya çeşitli bileşenleri içeren gıdalar, god. Genetik olarak değiştirilmiş gıda. Genetik değişimli gıda. Genetik yapısı değiştirilmiş ya da genetik olarak modifiye edilmiş gıda maddesi. Genetik olarak değiştirilmiş gıdalar.

İngilizce Modified Türkçe anlamı, Modified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Modified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allays : Azaltmak. Dindirmek. Sakinleştirmek. Bastırmak. Gidermek. Yatıştırmak.

Qualify : Hakkını vermek. Şart koymak. Vasıflandırmak. Kalifiye olmak. Hak kazanmak. Değerlendirmek. Sınırlamak. Ehliyet kazanmak.

Altering : Değişerek. Değişim. Kısırlaştırmak. Hadım etmek (hayvan). Değiştirme. Başkalaştırmak. Başkalaşmak.

Appeasing : Gönlünü almak. Yatıştırma. Yatıştırıcı. Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Bastırmak. Gidermek. Yatıştıran. Azaltmak.

Changes : Değişiklikler. Değiş tokuş etmek. Bozmak. Bozdurmak. Haline gelmek. Üzerini değişmek. Aktarmak. Takas etmek. Dönüşmek.

Bartered : Takas etmek. Mübadele etmek. Değiş tokuş etmek. Trampa etmek. Takas yapmak. Değiş tokuş yapmak. Takas.

Characterise : Betimlemek. Iralamak. Tanımlamak. Simgelemek. -'ın karakteristiği olmak (ayrıca 'characterize'). Canlandırmak. Ayırt edici özellik olmak. Sıfatlandırmak. Farklı olmasını sağlamak.

Shifted : Yön değiştirdi. Tıkınmak. Vites değiştirmek. Devirmek (içki). Yüklemek. Lafı çevirmek. Yeri değiştirilmiş. Kaçamak cevap vermek. Yerini değiştirmek.

 

Characterises : -'ın karakteristiği olmak (ayrıca 'characterize'). Tanımlamak. Farklı olmasını sağlamak. Sıfatlandırmak. Karakterize etmek. Iralamak. Betimlemek. Canlandırmak. Simgelemek. Ayırt edici özellik olmak.

Limited : Kıt. Ekspres. Kısıtlı. Sayılı. Belirlenmiş. Sınırlanmış. Mahsur. Sınırlı sorumlu (şirket). Hudutlarla sınırlı. Sınırlı.

Modified synonyms : barter, affect, appeases, qualified, replaced, innovate, mutant, amend, altern, modifying, commute, characterizes, innovated, be in a state of flux, amended, emended, make a difference, alters, alter, alternate, supposititious, abates, restricted, assuage, amending, interpolated, mutated, allayed, alleviated, dig up the hatchet, modifies, revised, change.

Modified zıt anlamlı kelimeler, Modified kelime anlamı

Unqualified : Koşulsuz. Kalitesiz. Ehliyetsiz. Niteliksiz. Tam. Sınırsız. Nitelenmemiş. Gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse). Diplomasız. Mutlak.

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Modified antonyms : unmodified.