Molders türkçesi Molders nedir

Molders ingilizcede ne demek, Molders nerede nasıl kullanılır?

Smolders : Dumansız yanmak. Gözleri yuvalarından fırlamak. İçin için yanan. İçten içe olmak. İçin için yanan ateş. Alev çıkarmadan yanmak. İçin için kızmak. İçin için yanmak. Dışa vurulmadan devam etmek (kavga veya kızgınlık vb).

Molder : Çürümek. Çürütmek. Kalıplayıcı. Dökülmek. Biçimlendirici. Şekillendirici. Ufalanmak. Kalıpçı. Dökmeci.

Moldered : Dökülmek. Kalıplayıcı. Çürümek. Çürütmek. Şekillendirici. Kalıpçı. Ufalanmak. Biçimlendirici. Dökmeci.

Moldering : Çürümek. Çürütmek. Dökmeci. Ufalanmak. Kalıpçı. Dökülmek. Kalıplayıcı. Şekillendirici. Biçimlendirici.

Smolder : İçin için yanmak. İçin için yanan ateş. Alev çıkarmadan yanmak. İçten içe olmak. Gözleri yuvalarından fırlamak. Dumansız yanmak. İçin için yanan. Dışa vurulmadan devam etmek (kavga veya kızgınlık vb). İçin için kızmak.

Unmolded : Kalıptan çıkarılmış. Şeklini kaybetmiş.

Mold public opinion : Kamuoyu yaratmak. Kamuoyu oluşturmak.

Smoldering : Bastırılmış duygu ve kızgınlığı ifade eden. Bastırılmış bir durumda bulunan. İçin için yanma. Alevsiz yanan veya tüten.

 

Smoldered : İçin için yanmak. İçten içe olmak. Dumansız yanmak. İçin için yanan.

Molded paper : Tutkal, kağıt ve karton hamurundan yapılan kukla. Kalıplı mukavva kukla.

İngilizce Molders Türkçe anlamı, Molders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Molders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draped : Katlamak. Kumaşla süslemek. Dökümlü olmak. Sarkmak. Asmak. Kumaşla örtmek. Kumaş kaplanmış. Kıvırmak.

Disgorged : Zoraki geri vermek. İstifra etmek. Kusmak. Kusarak çıkarmak. Boşaltmak. İsteksizce geri vermek.

Contemporaneousness : Çağdaşlık.

Formative : Takı. Gelişebilir. Sözcük kökünü geliştirebilir. Ek. Teşkil eden. Oluşmaya müsait. Oluşma ya da gelişmeyle ilgili. Biçim veren. Şekil veren.

Addle : Bozulmak. Kokuşturmak. Çürük. Cılk. Kafa karıştırmak. Bozmak. Bozulmak (yum.). Şaşırtmak.

Shaping machine : Freze makinesi. Metal veya tahtaya şekil vermek için kullanılan alet. Planya tezgahı. Planya makinesi. Biçimlendirme makinası.

Confute : Tekzip etmek. Aksini ispat etmek. Doğru olmadığını ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Yalanlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek. Aksini kanıtlamak.

Conditioners : Saç için kullanılan saç kremi (dolaşıklıkları giderir, parlak, vs. yapar).

Keyboard : Tuş takımı. Org. Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi. Bilgisayara veri girmek. Klavye ile bilgisayara aktarmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Tuşlar dizisi. Klavye. Tuş.

 

Current : Elektriğin bir yöne akışı. Elektrik yükünün aktarım hızı. Akarsu debisi. Cari. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Suyun akışı. Güncel. Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları. Akım. Genel.

Molders synonyms : holding device, moderne, be poured, disintegrate, confuted, empty, draping, peg, addlings, moldered, tholepin, contemporaneity, rowlock, course, mouldering, zarf, disgorge, disembogue, molder, consume, diemakers, come off, coursed, moldering, mouldered, blights, casters, modernness, empties, canker, neo, confutes, modern day.

Molders zıt anlamlı kelimeler, Molders kelime anlamı

Early : Erkenden. -in başlarında. Eski. İlk. İlk zamanlarında. Önceki. Erken.

Middle : Ortanca. Vasat. Orta yer. Orta. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Ortadaki. Aradaki. Orta kısım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göbek adı.

Old : Önceki. Eski. Pişkin. Yaşlı. Büyük. Eski zamanlar. ...yaşında. İhtiyar. Eskimiş. Deneyimli.

Molders antonyms : nonmodern, noncurrent, unfashionable.