Momentous türkçesi Momentous nedir

Momentous ingilizcede ne demek, Momentous nerede nasıl kullanılır?

Momentously : Önemle. Cidden. Mühim olarak.

Momentousness : Ciddiyet. Önemlilik.

Moment of flexion : Eğilme momenti.

Moment of force : Kuvvetin, bir cismi bir nokta ya da bir eksenin yöresinde döndürme etkisini belirleyen yönleçsel nicelik; döngü, kuvvet ile yerlem yönlecinin yönleçsel çarpımına eşittir. Döngü. Kuvvet döngüsü. Kuvvet momenti.

Moment of inertia : Eylemsizlik momenti. Eylemsizlik döngüsü. Eylemsizlik anı. Atalet momenti. Kütlesi m olan bir cismin r uzaklığındaki bir eksen çevresinde dönmesi halinde ı = m r² niceliği. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Bir cismin, açısal hızlanmaya kanşı gösterdiği eylemsizliğin ölçüsü; devinen cismin her parçasının kütlesinin, parçaların dönme eksenine olan uzaklıklarının üstikilleriyle çarpımı toplamına eşittir.

Just a moment ago : Demincek. Demin.

One moment please : Bir dakika lütfen. Lütfen bekleyin.

Conditional moment test : Koşullu moment sınaması. Cm sınaması.

Ahn schmidt moment condition : Ahn-schmidt moment koşulu.

Lower partial moment approach : Lpm yaklaşımı. Düşük kısmi moment yaklaşımı.

İngilizce Momentous Türkçe anlamı, Momentous eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Momentous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Big time : Fena halde. Yüksek rütbeli. Çok. En yüksek düzey. Büyük bir başarı. Bir toplantı ya da partide geçirilen iyi vakit. Hem de nasıl. Bir toplantı ya da partide geçirilen eğlenceli vakit.

Burnings : Yakıcı. Yakış. Şiddetli. Fırınlama. Kızgın. Yanma. Yakma. Büyük. Yanan.

Substantial : Gerçek. Varlıklı. Hemen hemen tam. Besleyici. Büyük. Maddi. Özlü. Katı. Çok doyurucu (yemek).

Significant : Manalı. Belirgin. Değerli. Kayda değer. Anlamlı. Önem teşkil eden. Manidar. Belirli.

Devout : Sofu. (kendini) adamış. Sadık. Dindar. Yürekten. İstekli. İçten. Adanmış. Mütedeyyin.

Austerest : Sert. Ağırbaşlı. Haşin. Süssüz. Hoşgörüsüz. Sade.

Emphatic : Vurgulanmış. Vurgulanarak söylenen. Katı. Vurgulu. Frapan. Israrlı. Göze çarpan. Etkili. Güçlü.

Biggies : Önemli kimse. Etkili kimse (argo terim). Nüfuzlu kimse.

Eventful : Hadiseli. Olaylı. Olaylarla dolu. Maceralı.

Momentous synonyms : of great account, earnests, big, demurer, crucials, deep, cardinal, forbidding, burning, capital, earnest, consequential, businesslike, moliminous, grave, of paramount importance, cautious, earth shattering, circumspect, inestimable, of the essence, high level, demure, biggie, crucial, important, substantials, of great importance, biggest, all important, big deal, in the limelight, emphatical.

Momentous zıt anlamlı kelimeler, Momentous kelime anlamı

Insignificant : Silik. Pek az. Manasız. Ehemmiyetsiz. Naçiz. Hafif. Küçük. Cavalacoz. Önemsiz. Değersiz.

Momentous ingilizce tanımı, definition of Momentous

Momentous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Momentous affairs. As, a momentous decision. Very important. Weighty. Of moment or consequence.