Money crisis türkçesi Money crisis nedir
- Para krizi.
- Para bunalımı.
- Para darlığı.
- İktisat alanında kullanılır.
- Bir ülkede yabancı bir paraya yönelik spekülatif bir saldırının ulusal paranın büyük oranda değer yitirmesiyle sonuçlanması veya parasal yetkeler tarafından ulusal parayı korumak amacıyla uluslararası rezervlerin büyük oranda eritilmesi ya da faiz oranlarının keskin bir şekilde artırılması durumlarında ortaya çıkan iktisadi bunalım.
Money crisis ingilizcede ne demek, Money crisis nerede nasıl kullanılır?
Money : Tıkır (argo sözcük). Servet. Arpa. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Para kırmak. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Patpat. Mangır. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi.
Crisis : Sermaye ve gelir kayıplarına yol açan ve iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan politik, ideolojik ve iktisadi tüm değerleri bozan bir rahatsızlık. iktisadi çevrimdeki genişleme ve sürekli bir ilerleme döneminden sonra uzun ya da kısa daralma evresine geçerek yön değiştirme. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Bunalım. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Badire. Dönüm noktası. Düğüm. Bunluk. Kriz. Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir.
Money back guarantee : Parayı geri verme garantisi. Tüketicinin satın aldığı maldan memnun kalmaması durumunda, satıcı tarafından paranın geri ödeneceğine ilişkin verilen güvence. Para iade güvencesi. Satılan malın beğenilmediği takdirde geri iade edilebilmesi koşuluyla satılması.
Money bag : Para çuvalı. Para çantası. Kese. Para torbası.
Money bargain : Mal ederi kesininin önceden yapılması. Peşin pazarlık. Ödenili pazarlık.
Money belt : Para taşımaya elverişli kuşak. Para kemeri.
İngilizce Money crisis Türkçe anlamı, Money crisis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Money crisis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Currency crisis : Döviz krizi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
Deflation : Havasını söndürme. Deflasyon. Sönme. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Söndürme. Hava kaçırma. Enflasyon karşısında para arzını azaltma. Enflasyona karşı alınan önlemler. Üzerinde sürekli bitki örtüsü bulunmayan çıplak ve kuru yereylerde, rüzgarın gevşek özdekleri yerinden söküp, sürüklemesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Lack of money : Parasızlık. Para eksikliği. Para kaynağı yokluğu.
Financial crisis : Finansal kriz. Mali kriz. Mali buhran. Ekonomik felaket. Ekonomik sıkıntı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Money crisis synonyms : abnormal budget, stringency, deflations, a change in individual demand, ability rent, stringencies, pecuniary troubles, a shift in individual demand, ability to pay approach, a group shares, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, ability to pay principle, monetary crisis, a change in demand.

Bu kısımda Money crisis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Money crisis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Money crisis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Money crisis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.