Para darlığı nedir, Para darlığı ne demek

Para darlığı; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Para ve sayca oylumundaki azalış.

Genel satakta işlem gören malların niceliğini karşılayamayan değişim gereçleri oylumu.

Genel sataktaki para sıkıntısı.

Para darlığı anlamı, kısaca tanımı

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç

Para sıkıntısı : Yüksek ödemle de olsa para elde edilmesindeki sıkıntı ,büyük zorunluluk.

Genel satak : Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

 

Mallar : Emvâl. Yararlanılabilecek ve kullanılabilecek nitelikte olan taşınır mallar.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Oylum : İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı. Hacim.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Sayca : Birine peşin para istemeden belirli bir ölçüye kadar mal verme. Ödünç para vermeyi üstüne alma. Geniş anlamda bankaların verdikleri borç paralar. Adana şehrinde, İmamoğlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Giresun ili, Keşap ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Giresun şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Gereç : Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal.

Satak : Çarşı. Grip, nezle gibi salgın hastalık. pazar. piyasa. -ederi: piyasa fiâtı. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Eskiden, eşya ve öteberi satılan çarşı ve pazar yeri.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

 

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Sata : Üzüm salkımı.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

Diğer dillerde Para darlığı anlamı nedir?

İngilizce'de Para darlığı ne demek ? : deflation