Monitors türkçesi Monitors nedir
Monitors ile ilgili cümleler
English: This company monitors its employees' e-mail.
Turkish: Bu şirket çalışanlarının e postalarını inceler.
English: Ali is hooked up to monitors.
Turkish: Ali monitörlere bağlandı.
Monitors ingilizcede ne demek, Monitors nerede nasıl kullanılır?
Monitor computer : Monitör bilgisayar.
Monitor display : Monitör göstericisi. İzleme göstericisi.
Monitor icons : Monitör simgeleri. Görüntü simgeleri.
Monitor loudspeaker : Denetim sesyayarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon yayını ya da film gösteriminde ses niteliğini izlemeğe yarayan sesyayar.
Monitor roof : Fenerli çatı. Tepe aydınlıklı çatı.
Modem monitor applet : Modem monitörü uygulaması.
Monitor station : Gözcü bilgisayar. Gözetim bilgisayarı.
Monitor settings : Ekran ayarları.
Microsoft network monitor driver : Microsoft ağ monitörü sürücüsü.
Microsoft fax print monitor dll : At work faks yazdırma ekranı dll.
İngilizce Monitors Türkçe anlamı, Monitors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Monitors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chase : Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. İz sürme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Peşinde olmak. Kovalama. Kovmak. Av. Hızla geçip gitmek. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve.
Long : Özlemek. Hasret olmak. Uzun. Arzu etmek. Susamak. Can atmak. Özlemini çekmek. Hasretini çekmek. Hasret kalmak.
Television : Televizyon. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Televizyon seti. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sınalgı.
Monitor : Bilgisayar, fizik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü birimi. Gözcü. Işınım ölçme ve uyarıda bulunma işevlerini birlikte gerçekleştiren düzenek, monitör. Işınım monitörü. Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. ikisi de televizyon imlerini resme çevirir. ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği). Denetlik. Işınım yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen aygıt. ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen düzenek.
Stag : Sap. Yönetimdeki seyahat acenteleri derneği. Borsada mal ya da taşınır değerlerin fiyatlarındaki değişimden yararlanarak kısa ve orta vadede kazanç sağlamak amacıyla işlem yapan kişi. Spekülasyon yapmak. Damsız erkek. Borsa spekülatörü. Erkeklere özel parti. Erkeklere özel. İri erkek hayvan.
Come on : Çıkmak. Rastlamak. Görünmek. Basmak. Baş göstermek. Saldırmak. Başlamak. Üstüne gelmek. Karşılaşmak. Yaklaşmak.
Monitoring : Dinleme. Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Observe : Demek. Tarassut etmek. Görmek. Görüş belirtmek. Yerine getirmek. Gözlemlemek. İncelemek. Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Görüşünü bildirmek. Bayram kutlamak.
Keep an eye to : Bir şey gözetmek.
Misses : Özlem duymak. Kaçırmak (fırsat). Kaçırmak. Özlemek. Eksik olmak. Kaçırılanlar. Kaçışlar. Vuramamak. Aramak.
Monitors synonyms : tv monitor, supervise, ensues, monitored, dogging, abide, electronic equipment, awaits, longs, spy, chases, await, chased, follows, ensue, eyeing, television system, longed, missed, be with, followed, eye, sleuth, follow, dog, mind out, television monitor, eying, snoop, follow up.
Monitors zıt anlamlı kelimeler, Monitors kelime anlamı
Persuasive : İnandırıcı. Güçlü. İkna edici. Kandırıcı.

Bu kısımda Monitors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Monitors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Monitors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Monitors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.