Motorartçısı çiftekeri nedir, Motorartçısı çiftekeri ne demek

Teknik terim anlamı:

Tekerleri İngiliz bezi ile sarılmış ve altı yerden kasnağa bağlanmış, ön teker çapı 60 cm. den küçük, özel yapımlı bir çifteker türü.

Motorartçısı çiftekeri anlamı, tanımı

Çifteker : İnsan gücü ile yürütülen tek yollu, tek kişilik, iki tekerli taşıt ya da yarış aracı

Motorartçısı : Yarışa katılan çiftekercilerin, her birinin ayrı bir motor arkasında koşmaları ve motosikletçi ile işbirliği yaparak hızlarını ayarlamalarıyla yapılan ve "yarı dayanç" diye adlandırılan koşularda, arkadaki çiftekeri yürüten ve yöneten yarışçı.

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

Çifte : İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

Motor : Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Akaryakıtla işleyen deniz aracı. Motosiklet.

Özel yapımlı : Yalnız tek bir tecimsel örgütçe yapılan mal.

Ön teker : Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek.

Tekerler : Bursa ilinde, Büyükorhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Bir çift : İki adet. Biraz, bir iki.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

İngili : Ağaç tepesi.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

Kasna : Lüfere benzer, sert pullu ve büyük tatlısu balığı.

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Teker : Tekerlek. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Tekerlek biçimde olan.

Diğer dillerde Motorartçısı çiftekeri anlamı nedir?

Fransızca'da Motorartçısı çiftekeri nedir ? : bicyclette de stayer