Mourn türkçesi Mourn nedir

Mourn ile ilgili cümleler

English: The death of the president caused great mourning.
Turkish: Başkanın ölümü büyük bir yasa neden oldu.

English: Don't mourn over the loss of your loved one too long.
Turkish: Sevdiğin birinin kaybına çok uzun süre ağlama.

English: I'm still in mourning.
Turkish: Hâlâ yastayım.

English: God's inhumanity to man makes countless thousands mourn.
Turkish: Tanrı'nın insanlara zalimliği binlercesine yas tutturuyor.

English: Ali is in mourning.
Turkish: Ali yasta.

Mourn ingilizcede ne demek, Mourn nerede nasıl kullanılır?

Mourne : Et çengeli kanca ucu.

Mourned : Matem tutmak. Ağlamak. Yas tutmak. Kederlenmek. Yasını tutmak.

Mourner : Cenazeye katılan kimse. Yasa tutan kimse. Matemli kimse. Yaslı kimse. Ağıtçı.

Mourners : Yas tutanlar. Yaslı kimse. Matemli kimse.

Mournful : Yaslı. Mahzun. Kederli. Hüzünlü. Matemli. Dokunaklı. Hazin. Acıklı. Üzgün.

Mourning clothing : Kişinin yaslı olduğunu belli eden, kimi toplumlarda değişik renkli olmakla beraber, genellikle kara renkli giysi, örtü. Yaslık.

Mourns : Kederlenmek. Yasını tutmak. Yas tutmak. Matem tutmak. Ağlamak.

Mournings : Yas süresi. Kederlenme. Ağıt. Matemli. Ağlama. Yas. Matem. Yas giysisi. Yas tutma.

 

Mourning cloak : Söğüt kelebeği. Tırtıl çağında, söğüt, kavak, kayın gibi orman ağaçlarına zarar veren, alacakelebekler familyasına bağlı böcek.

Mourning dress : Matem elbisesi.

İngilizce Mourn Türkçe anlamı, Mourn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mourn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be in sackcloth and ashes : Karalar bağlamak.

Bewail : Hayıflanmak. Ağlamak (bir şeye). -e hayıflanmak. Dövünmek.

Sorrowed : Üzülmek. Nedamet. Gam çekmek. Keder. Keder çekmek. Acı çekmek. Üzüntü.

Bemoaning : Yanıp yakılmak. Üzüntüsünü belirtmek. Üzülmek. Yakınmak. İnleyerek yakınmak. Şikayet etmek. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. Sızlanmak.

Pine away : Eriyip solmak. Yavaş yavaş güçten düşmek. İğne ipliğe dönmek. Erimek. Gücünü kaybetmek. (gerçekleşemeyecek) arzusu olmak. Zayıf düşmek. Erim erim erimek. Güçten kuvvetten düşmek.

Bewailed : Dövünmek. Hayıflanmak. -e hayıflanmak. Ağlamak (bir şeye).

Cries : Haykırmak. Bağırmak. Seslenmek. Çığlık atmak.

Celebrate : Yönetmek (ayin). Kutlama yapmak. Övmek. Kutlamak. Anmak. Bayram yapmak. Ayin yapmak. Aşai rabbani ayinini yönetmek. Göklere çıkarmak.

Sadden : Koymak. Üzmek. Hüzünlendirmek. Üzülmek. Efkarlanmak. Kederlendirmek.

Mourn synonyms : give a cry, feel blue, wails, bemoan, go begging, bewails, regret, cried, lamenting, regretting, laments, keep, mourns, grieves, wear the willow, bemoaned, complain, cry for, lament, mourned, cry, grieve, saddens, bewailing, wailed, sorrowing, be in tears, bemoans, wail, complained, observe, sorrow.

Mourn ingilizce tanımı, definition of Mourn

Mourn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lament. To lament. To deplore. To grieve for. To be sorrowful. To bewail. To express or to feel grief or sorrow. To grieve. To be in a state of grief or sadness. To bemoan.