Mourned türkçesi Mourned nedir

Mourned ile ilgili cümleler

English: The nation mourned the death of the king.
Turkish: Millet kralın ölümünün yasını tuttu.

English: We all mourned for the people killed in the accident.
Turkish: Kazada ölen insanlar için hepimiz yas tuttuk.

English: The whole nation mourned the hero's death.
Turkish: Bütün millet kahramanın ölümüne yas tuttu.

Mourned ingilizcede ne demek, Mourned nerede nasıl kullanılır?

Unmourned : Çerçevelenmemiş. Yas tutulmamış. Oturtulmamış.

Mourne : Et çengeli kanca ucu.

Mourner : Cenazeye katılan kimse. Yasa tutan kimse. Ağıtçı. Matemli kimse. Yaslı kimse.

Mourners : Matemli kimse. Yas tutanlar. Yaslı kimse.

Chief mourner : En acılı kimse.

Mournfully : Kederle.

Mournful : Acıklı. Dokunaklı. Hüzünlü. Matemli. Yaslı. Mahzun. Kederli. Üzgün. Hazin.

Mourning cloak : Söğüt kelebeği. Tırtıl çağında, söğüt, kavak, kayın gibi orman ağaçlarına zarar veren, alacakelebekler familyasına bağlı böcek.

Mourning clothing : Yaslık. Kişinin yaslı olduğunu belli eden, kimi toplumlarda değişik renkli olmakla beraber, genellikle kara renkli giysi, örtü.

Mourns : Kederlenmek. Matem tutmak. Yas tutmak. Ağlamak. Yasını tutmak.

İngilizce Mourned Türkçe anlamı, Mourned eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mourned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Junket : Yiyip içme. Ziyafet. Bedava gezi. Bedava geziye çıkmak. Eğlenmek. Yiyip içmek. Alem yapmak. Alem. Müşterilere teşekkür etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak umuduyla işveren pahasına teklif edilen ge. Devlet hesabına gezi.

Sorrow : Dert. Keder çekmek. Tasa. Hüzün. Acı çekmek. Acı. Üzücü olay. Üzülmek. Keder.

Commute : Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Hafifletmek. Değiş tokuş etmek. Değiştirmek. Ev ile iş arasında gidip gelmek. Çevirmek. Hafifletmek (cezayı). Takas etmek. İki işlerin çarpımındaki çarpan sırasını değiştirme.

Cry for : -i çok gerektirmek. Çok ihtiyacı olmak.

Bewails : Dövünmek. -e hayıflanmak. Ağlamak (bir şeye). Hayıflanmak.

Sadden : Üzülmek. Koymak. Efkarlanmak. Hüzünlendirmek. Üzmek. Kederlendirmek.

Jaunt : Gezmek. Gezinti. Gezmeye gitmek. Dolaşmak.

Ride : Kullanmak. Yüzmek. Arabaya binmek (sürmeden). Sataşmak. Sürmek. Üst üste binmek. Süzülmek. Geçmek (yol). Bindirmek. Taşımak (omuzunda vb).

Be in sackcloth and ashes : Karalar bağlamak.

Laments : Ağıt yakmak. Dövünmek. Ağıtlar. Acı çekmek.

Mourned synonyms : pleasure trip, pilgrim's journey, passage, bemoaned, pine away, schlep, trek, cries, sorrowed, inverted, mourns, bewailing, trip, wailed, give a cry, outing, bewail, expedition, wails, travelling, cry, excursion, lamenting, complain, bemoan, bemoaning, sashay, tour, long haul, wear the willow, traveling, leg, voyage.

Mourned zıt anlamlı kelimeler, Mourned kelime anlamı

Unturned : Çevrilmemiş.

Outfield : Beyzbol. Düşünce alanının dışı. Çiftliğin sınırları dışı. İç sahanın dışı (beysbol, kriket). İç sahanın dışı.