Mousehole türkçesi Mousehole nedir

Mousehole ile ilgili cümleler

English: The cat waited in front of the mousehole for over ten minutes.
Turkish: Kedi, fare deliğinin önünde on dakkayı aşkın bekledi.

Mousehole ingilizcede ne demek, Mousehole nerede nasıl kullanılır?

Mouse action : Fare işlemi.

Mouse basics : Fare kullanımının temelleri.

Mouse button : Fare düğmesi.

Mouse color : Koyu gri.

Mouse flea : Eski dünya'nın sıcak bölgelerindeki farelerle sıçanlarda yaygın olup, veba hastalığını bir fareden öbürüne bulaştırabilen pire. (insanları pek sevmez. istanbul sıçanlarında görülmüştür.). Fare piresi.

Mouse position : Farenin konumu.

Mouse pad : Fare yastığı. Fare altlığı. Fare minderi.

Mouse keys : Fare tuşları.

Mouse hepatitis : Fare hepatitisi. Fare yavrularında yüksek oranda ölümlere neden olan, titreme, sarılık ve hemoglobinüriyle seyreden koronavirüs enfeksiyonu.

Mouse shortcuts : Fare kestirmeleri.

İngilizce Mousehole Türkçe anlamı, Mousehole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mousehole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Menage : Aile. Ev idaresi. Ev işleri. Ev halkı.

Menage a trois : Üçlü ilişki.

Family : Şecere. İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Küme. Aile. Familya. Sülale. Hamile. Akraba. Kodak. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Foster home : Koruyucu ev veya aile.

Extended family : Geleneksel aile. Sülale. Büyük aile. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Anne baba ve onların çocukları ve diğer akrabalardan oluşan sosyal birim. Genişletilmiş aile. Geniş aile.

Unit : Eşya. Bütünlük. Bir. Tek basamaklı sayı. Ünite. Vahit. Birim. İnternasyonal ünite. Tertibat. Parça.

Conjugal family : Ana, baba ile henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan, çekirdek ya da dar aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Küçük aile. Evlilik ailesi.

House : Ev sağlamak. Barınmak. Ev. Ev halkı. İskan etmek. Kodak. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Kamara. Kendi evine almak. Yerleştirmek.

Foster family : Koruyucu aile. Bırakılmış ya da öksüz kalmış bir çocuğun bakımını yasaya uygun bir biçimde üzerine alan aile. Evlat edinen aile. Evlat edinilmiş aile. Bakıcı aile.

Mousehole synonyms : social unit, ratholes, home, broken home, nuclear family.

Mousehole ingilizce tanımı, definition of Mousehole

Mousehole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hole made by a mouse, for passage or abode, as in a wall. Hence, a very small hole like that gnawed by a mouse.