Mri türkçesi Mri nedir

  • [#manyetik+rezonans+görüntüleme Manyetik rezonans görüntüleme yöntemi].
  • Manyetik bir alan içine konulan hasta vücuduna gönderilen radyofrekans dalgalarının, dokulardaki hidrojen atomu çekirdeğindeki protonları uyarması sonucu yayılan radyo sinyalleriyle oluşturulan görüntüleme yöntemi, mrı, mrg.
  • Mrı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Manyetik alan ve radyo dalgaları ile vücut iç organlarının bilgisayarlı görüntüsünü elde etmek için kullanılan tanı tekniği (tıp veya medikal terimi).
  • Manyetik rezonans görüntüleme.

Mri ile ilgili cümleler

English: The MRI was negative.
Turkish: Manyetik rezonans görüntülemesi negatifti.

English: I'm getting an MRI tomorrow.
Turkish: Ben yarın MRT. gidiyorum.

English: I have to be honest. I was a little bit nervous the first time I had an MRI scan.
Turkish: Dürüst olmak zorundayım. Ben bir MRI taraması ilk yaptırdığım zaman biraz sinirliydim.

İngilizce Mri Türkçe anlamı, Mri eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mri ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Magnetic resonance imaging : Manyetik rezonanslı görüntüleme. (tıp veya medikal terimi) mrı. Manyetik alan ve radyo dalgaları ile vücudun iç organlarının görüntülenmesini sağlamak için kullanılan bir tanı yöntemi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karnın altı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

 

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Mri synonyms : fmri, functional magnetic resonance imaging, abdominal ovariectomy, a band, abaxial, abdominal fat necrosis, abattoir, a c deformity, a dna, imaging, tomography.