Multilateral trade türkçesi Multilateral trade nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Çok sayıda ülkenin birbirleriyle ticaret ilişkisinde bulunduğu ve bir ülkeyle olan ticaret fazlasının (açığının) bir başka ülkeyle olan ticaret açığı (fazlası) ile denkleştirilmesine dayalı uluslararası ticaret biçimi.
  • Çok yanlı ticaret.

Multilateral trade ile ilgili cümleler

English: Multilateral trade negotiations ran aground over import quotas.
Turkish: Çok taraflı ticaret müzakereleri ithalat kotaları üzerinde şapa oturdu.

Multilateral trade ingilizcede ne demek, Multilateral trade nerede nasıl kullanılır?

Multilateral : Çok uluslu. Çok taraflı. Çok yanlı. Çok kenarlı. Çok yüzlü. Çokyanlı.

Trade : Tecim. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ticaret. İş yapmak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Ticaret yapmak. Takas etmek. Sanat. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Alışveriş.

Multilateral trade negotiations : Çok yanlı ticaret görüşmeleri. Gatt (yeni adıyla dünya ticaret örgütü) çerçevesinde üye ülkelerin gümrük tarifelerini indirmek, kotaları kaldırmak ve tarife dışı engelleri önlemek amacıyla yaptıkları pazarlıklar. krş. kennedy görüşmeleri, tokyo görüşmeleri, uruguay görüşmeleri.

 

Multilateral agreement : Çok taraflı anlaşma. İkiden çok ülke arasında yapılan antlaşma. Çok yanlı anlaşma. Çok taraflı antlaşma. Çok yanlı antlaşma.

Multilateral aid : Çok taraflı yardim. Çok taraflı yardım.

Multilateral clearing : Uluslararası ticarette bir grup ülkenin aralarındaki ticaretten doğan borç ve alacaklarını denkleştirerek net borç veya alacaklarını belirlemesi. günlük para işlemleri sonucunda bankaların birbirlerinden alacak veya borçlarının merkez bankasında kurulan takas odasında hesaplanarak bankaların net borç veya alacakların belirlenmesi. Uluslararası ödemeleri çok yanlı denkleştirme. Çok yanlı denkleştirme.

İngilizce Multilateral trade Türkçe anlamı, Multilateral trade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Multilateral trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Multilateral trade synonyms : ability rent, a change in demand, abnormal budget, a change in individual demand, abnormal budget receipts, a shift in demand.