Murabıt nedir, Murabıt ne demek

Murabıt; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Savaşçı derviş.
  • Marabut

Yerel Türkçe anlamı:

Danaburnu böceği : Bu sene diktiğim sebze fidanlarını murabıt bırakmadı.

Murabıt hakkında bilgiler

Murabıtlar (Arapça: المرابطون al-Murābiṭūn), bugünkü İspanya ve Fas topraklarında, Orta Çağ sırasında önemli bir siyasi güç olmuş olan devletin ve bu devleti oluşturan halkın adıdır. Aslen Kuzey Afrika kökenli bir halk olan Murabıtlar, Endülüs Devletinin parçalanmasını izleyen karışıklık döneminde, düzenli bir askeri güce sahip olmalarının da verdiği avantajla kısa sürede İber Yarımadasının Müslüman bölgelerinin neredeyse tamamını ele geçirdiler. 1090 ve 1147 yılları arasında bugünkü İspanya'nın büyük bölümü ve Kuzey Afrika'daki bazı toprakları denetimleri altında tutarak güçlü bir devlet düzeni teşkil ettiler. İlk başlarda güçlerini korusalar da sonraları Hristiyan İber halklarının saldırıları ve Kuzey Afrikalı diğer toplulukların çıkarttığı ayaklanmalar yüzünden güçleri gün geçtikçe tükenen Murabıtlar, kendileri gibi Kuzey Afrika kökenli olan Muvahhidlerin saldırıları sonucu onların egemenliği altına girerek siyasi egemenliklerini kaybettiler.

Murabıt anlamı, kısaca tanımı:

 

Savaşçı : İyi veya çok savaşan, savaşkan, cengâver. Savaşa katılan kimse. Savaşan, savaş durumunda bulunan, muharip.

Derviş : Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen.

Marabut : Kuzey Afrika'da dervişlere verilen ad, murabıt.

İspanya : Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu.

Toprak : Ülke. Arazi, tarla. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli.

Orta : Ne uzun ne kısa, midi. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Orantı. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Yeniçeri Ocağında tabur. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne büyük ne küçük, midi. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.