Murders türkçesi Murders nedir

Murders ile ilgili cümleler

English: There were a lot of murders last year.
Turkish: Geçen yıl çok sayıda cinayet vardı.

English: Many murders have been committed in the name of patriotism.
Turkish: Vatanseverlik bahanesini kullanarak birçok cinayet işlenmiştir.

English: There were two murders this month.
Turkish: Bu ay iki cinayet vardı.

English: Find Tom before he murders someone.
Turkish: Birini öldürmeden önce Tom'u bulun.

English: The number of murders is increasing even in a country like Japan.
Turkish: Cinayetlerin sayısı Japonya gibi bir ülkede bile artmaktadır.

Murders ingilizcede ne demek, Murders nerede nasıl kullanılır?

Mass murders : Toplu katliam.

Murder in the first degree : Kasten adam öldürme. Öldürme amacıyla işlenen cinayet. Kasıtlı adam öldürme. Taammüden adam öldürme.

Murder mystery : Cinayet konusu ele alan gerilim. Cinayet muamması. Cinai roman. Deşifre edilmemiş cinayet. Çözülmemiş cinayet vakası.

The murder weapon : Suç aleti (cinayet). Cinayet silahı. Öldürme amacıyla kullanılan nesne. Bir kimseyi öldürmek için kullanılmış silah.

Unsolved murder case : Çözüme ulaştırılmamış cinayet. Çözülmemiş cinayet dosyası. Cinayet gizemi. Henüz bulunmamış katil.

 

Attempt to murder : Cinayet işlemeye teşebbüs etmek. Öldürmeye teşebbüs etmek.

Commit a murder : Elini kana bulamak. Cinayet işlemek.

Accused of murder : Resmi olarak cinayet ile suçlanmış. Cinayetle suçlanmış. Başka birini kasten öldürmeyle suçlanmış.

Get away with murder : Cezasız kalmak. Yapılan bir hatanın cezasını çekmemek. (argo terim) kanuna karşı işlenmiş bir suç için ceza almamak. Yanına kar kalmak. (cinayet) yanına kar kalmak. Her şeyi yapıp cezalandırılmamak.

First degree murder : Birinci derecede cinayet. Tasarlanmış cinayet. Önceden tasarlanarak işlenen cinayet.

İngilizce Murders Türkçe anlamı, Murders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Murders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adulterates : Yabancı madde karıştırarak. Karışık. Hileli. Hile katmak. Seyreltmek. Yabancı madde katmak. Değerini düşürmek. Karıştırmak. Saflığını bozmak.

Parricide : Ebeveyn veya akraba katili. Babasını öldürme. Anne veya babasını öldürme suçu. Baba katli. Anne baba katili. Akrabayı öldürme suçu. Akrabasını öldürme. Akraba katili. Yakın akrabaları öldürme. Baba katili.

Burke : Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Bastırmak. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Örtbas etmek. Boğmak. Güney dakota eyaletinde şehir. Susturmak.

Affect : Hoşlanmak. Üzmek. Taslamak. Sarsmak. Etkilemek. Yaşamak ( de). Duyguları etkilemek. Tutmak. Gibi davranmak.

Commit a murder : Elini kana bulamak.

Massacre : Kıymak. Topluca öldürmek. Katletmek. Toplu katliam yapmak. Katliam yapmak. Toplukıyım. Kırıp geçirmek. Katliam. Kılıçtan geçirmek. Kırım.

 

Carnage : Kan dökme. Kıyım. Kırım. Katliam.

Croaking : Vaklamak. Ölmek. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Karga gibi ötmek. Vakvaklama. Gaklamak. Boğuk ses çıkarmak. Vakvaklayan. Fertiği çekmek.

Adulterate : Yabancı madde katmak. Karışık. İçine yabancı madde katmak. Saflığını bozmak. Hileli. Yabancı madde karıştırarak. Seyreltmek. Hile katmak. Değerini düşürmek.

Bump off : Temizlemek. Gebertmek. (birisini) temizlemek.

Murders synonyms : dry gulching, contract killing, uxoricide, slay, polish off, addlings, dispatch, elimination, assassinate, regicide, infanticide, abashes, execution, remove, abash, affects, commit homicide, carry off, slaying, butchery, shoot down, destroys, abolishes, cut down, gore, hit, croaks, croak, assassinated, slaughter, killed, addle, lynching.

Murders zıt anlamlı kelimeler, Murders kelime anlamı

Alive : Yaşam dolu. Diri diri. Hayat dolu. Yaşayan. Diri. Elektrikli. Hareketli. Haberdar. Elektrik yüklü. Faal.

Bloodless : Kansız. Kan dökmeden yapılan. Solgun. Ruhsuz. Cansız. Renksiz. Öldürücü olmayan. İlgisiz. İnsanca duygulardan yoksun. Duygusuz.