Mutualities türkçesi Mutualities nedir

Mutualities ingilizcede ne demek, Mutualities nerede nasıl kullanılır?

Mutuality : Karşılıklılık. Karşılıklı olma. Karşılıklı durum. Mukabele. Mütekabiliyet.

Mutualism : Karşılıklılık. Karşılıklı asalaklık. Mütekabiliyet. Konukla konakçının karşılıklı olarak birbirinden geçinme, birbirine yarar sağlama durumu. Karşılıkçılık. Karşılıklı olma. Mutualizm. Karşılıklı olma durumu. Sosyal ve kişisel saadetin ideal durumu olarak karşılıklı dayanışma (felsefe). Hem konağın hem de konakçının fayda gördüğü bir çeşit ortak yaşama şekli.

Mutualist : Karşılıklı bağımlılığı destekleyen kimse. Karşılıklı bağımlı. Karşılıklı sosyal ve bireysel dayanışmaya inanan kimse. Mutualizm savunucusu. Birbirine bağımlı.

Mutualization : Karşılıklı olma durumuna getirme. Bağımsız hale gelme. Karşılıklı hale getirme. İşletme veya şirket birleştirme. Yardımlaşma.

İngilizce Mutualities Türkçe anlamı, Mutualities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mutualities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Retaliation : Mukabeleyi bilmisil. Misilleme yapma. Misilleme. Bir saldırının öcünün, uğranılan zarara eş bir zarar verdirilerek saldırgandan alınması geleneği. İntikam. Dişediş. Dişe diş. Kısasa kısas.

 

Reciprocity : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Tekabül. Tam karşılıklı ödün ilkesi. Dünya ticaretini serbestleştirme çabaları çerçevesinde gümrük tarifelerinin karşılıklı görüşmelerle indirilmesinde uygulanan ve dışsatımcı ülkenin mallarına karşı ülkenin uyguladığı tarifeleri indirmesi için, karşı ülkeden dışalımını yaptığı mallara uyguladığı tarifeleri indirmesine dayanan ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlanan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. krş. eksik karşılıklı ödün ilkesi, karşılıklı ödünsüzlük ilkesi. Karşılık. Karşılıklı münasebet. Karşılıklı ödün ilkesi.

Reciprocation : Karşılıklı değişme. İleri geri çalışma. Karşılık. Karşılık verme. Karşılıklı ilişki. Karşılıklı etki. İleri-geri hareket. Gitgel hareketi.

Requital : Misilleme. Öç. Karşılık. Ödül. Bedel. Karşılığını verme.

Correspondence : Benzerlik. Mektuplar. Tekabül. Uyuşma. Haberleşme. Karşılık gelme. Muhabere. Muhabirin ilettiği haber. Birbirini tutma. Uygunluk.

Reaction : Karşı kuvvet. Tepki. Geri tepme. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genellikle bir dış uyaranın etkisine karşı canlı örgenliğin yaptığı yalınç davranış. toplumsal ilişkilerde özellikle değişmelere karşı çıkan ve kurulu düzeni sürdürmeği ya da yeniden kurmayı amaçlayan tutum ve eylemler. Bir ya da daha çok yükün, atom ya da molekülün başka yükün atom ve moleküllere dönüşmesi olayı. İçgüdü, itki ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan edim. İrtica. Gericilik. Üşerlerin, özdecik ya da öğeciklerin etkileşimleri sonucu başka üşer, özdecik ya da öğecikler oluşması.

 

Retaliations : Kısas. Dişe diş. Mukabeleyi bilmisil. İntikam. Kısasa kısas. Misilleme. Misilleme yapma. Öç.

Interrelationship : Karşılıklı ilişki. Karşılıklı münasebet. Karşılıklı bağımlılık.

Mutualities synonyms : mutualness, mutuality, mutualism, quid pro quo, replications, interrelationships, replication, bilateralism, reciprocities, reciprocality, requitals.