National institute of standard and technology nedir, National institute of standard and technology ne demek

National institute of standard and technology; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Eskiden National Bureaus Standards (NBS) olarak bilinen, primer standart maddelerin ve tam analizi yapılmış standart referans maddelerin (SRM) temin edilebildiği ,US Ticaret Bakanlığı’nda bir kuruluş.

National institute of standard and technology anlamı, tanımı

And : Yemin. -içmek: yemin etmek. Yemin, ahit, söz verme

Stand : Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.

Of : Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz. Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.

Standart referans maddeler : İçindeki bir veya daha fazla türün derişiminin bilindiği çeşitli malzemelerle ilgili numuneler.

Standart madde : Standart çözeltileri hazırlamakta kullanılan oldukça saf, kararlı ve miktarı kesin bir şekilde tartılabilen bir madde.

Referans : Tavsiye mektubu. Tavsiye. Kaynak.

Standart : Belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, ölçün, ölçünlü, tek biçim. Belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan, ölçün, ölçünlü. Bir işletmede, bir ürünü, bir çalışma yöntemini, üretilecek miktarı, bütçenin para miktarını belirlemek için konulmuş kural. Örnek veya temel olarak alınabilen, ölçün, ölçünlü.

 

Eskiden : Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Eskide : Eskiden, önceleri.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Primer : Birinci. Sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci derecedeki, birincil, ilk, esas. Yapay olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci, birincil, esas. DNA replikasyonu esnasında, DNA sentezinin başlayabilmesi için kalıp DNA’nın başındaki nükleotit dizisine antiparalel ve komplementer olarak sentezlenen RNA oligonükleotidi. Tek zincirli DNA’ya bağlanan kısa DNA veya RNA parçası.

Analiz : Çözümleme.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Bakan : Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

Temin : Korkusunu giderme, inanç verme. Gerçekleştirme. Sağlama, elde etme.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Diğer dillerde Nırs anlamı nedir?

İngilizce'de Nırs ne demek ? : near infrared reflectans spectrometer